48Saf halinde Rabbine arz edilecekler. "Yemin olsun ki, ilk kez sizi nasıl yaratmış İsek öylece Bize geldiniz. Hatta size va'dettiğimizi yerine getireceğimiz bir zaman tayin etmediğimizi ileri sürmüştünüz." "Saf halinde Rabbine arz edilecekler" âyetindeki; "Saf halinde" kelimesi, hal olarak nasb edilmiştir. Mukâtil der ki: Bunlar, namazdaki saflar gibi biri diğerinin arkasında saflar halinde arz edileceklerdir. Her bir ümmet ve her bir zümre bir saf olacaktır. Yoksa hepsi tek bir saf olacaklardır, demek değildir. "Saf halinde" hep birlikte, anlamında olduğu da söylenmiştir. Nitekim yüce Allah: "Sonra da saf halinde gelin" (Tâ-Hâ, 20/64) âyeti da, hep birlikte gelin, demektir. Bunun, ayakta arzedileceklerdir, anlamında olduğu da söylenmiştir. Hafız Ebû'l-Kasım Abdurıahman b. Mende'nin, "Kitabu't-Tevhid"inde Muaz b. Cebel'den rivâyet ettiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur; "Muhakkak, şanı yüce ve mübarek olan Allah, kıyâmet gününde dehşetli olmayan fakat yüksek bir sesle şöyle nida edecektir: Ey kullarım! Gerçek şu ki Ben Allah'ım. Benden başka hiç bir ilâh yoktur. Merhametlilerin en merhametlisi, hakimlerin en hakimi, hesap görenlerin en çabuk hesap göreniyim, Kullanın! Bu gün sizin için hiç, bir korku da yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de. Haydi, delilinizi hazırlayınız, vereceğiniz cevabı kolaylaştırın iz. Hiç şüphesiz siz sorguya çekileceksiniz ve hesabınız görülecektir, Ey Meleklerim! Kullarımı hesaplarının görülmesi için parmak uçlarına göre (veya parmak uçları üzerinde) saflar halinde ayakta dikiniz," Derim ki: Bu hadis, bu âyetin tefsiri hususunda gayet açık ve açıklayıcıdır. Müfessirlerin birçoğu bunu zikretmemektirler. Biz ise bunu "et-Tezkire" adlı kitabımızda kaydettik ve bu hadisi oradan naklettik. Yüce Allah'a hamd olsun. "Yemin olsun ki, ilk kez sizi nasıl yaratmış idiysek öylece Bize geldiniz." Yani onlara şöyle denilecektir: Yemin olsun ki siz, huzurumuza çıplak ayaklı, elbisesiz, beraberinizde mal ve evlat olmaksızın geldiniz. Tek tek geldiniz; diye de açıklanmıştır. Bunun delili Yüce Allah’ın: "Yemin olsun sizi ilk defa yarattığımız gibi yapayalnız, teker teker huzurumuza geldiniz" (el-En'âm, 6/94) âyetidir ki, buna dair açıklamalar daha önceden geçmiş bulunmaktadır, ez-Zeccâc da şöyle demektedir: Sizi yarattığımız gibi, öldükten sonra da işte dirilttik, demektir. "Hatta size... ileri sürmüştünüz" âyeti, öldükten sonra dirilişi inkâr edenlere bir hitaptır. Yani siz, dünyada iken hiç bir zaman öldükten sonra diriltilmiyeceğinizi ve diriliş için bir araya getirilmeniz için size bir vakit tayin etmediğimizi dahi iddia etmiştiniz, Müslim'in Sahihi'nde Âişe (radıyallahü anha) dan şöyle dediği rivâyet edilmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı şöyle buyururken dinledim: "İnsanlar, kıyâmet gününde çıplak ayaklı, elbisesiz ve sünnelsiz olarak halledileceklerdir." Ey Allah'ın Rasûlü! Erkekler ve kadınlar birbirlerine bakacaklar, öyle mi? diye sordum. Şöyle buyurdu: "Ey Âişe! Durum, biribirlerine bakmalarına imkân vermeyecek kadar dehşetli ve ağır olacaktır." Müslim, Cennet 56: İbn Mâce, Zülul 33; Müsned, VI, =>3. Buna dair açıklamalar daha önce el-En'âm Sûresi'nde (6/94. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. |
﴾ 48 ﴿