59İşte zulmettikleri vakit helâk ettiğimiz ülkeler! Biz, onları helâk İçin de belli bir süre tayin etmiştik. "İşte zulmettikleri vakit helâk ettiğimiz ülkeler" âyetindeki: "İşte" mübtedâ olarak ref mahallindedir. "Ülkeler" anlamındaki (el-Kurâ) kelimesi de sıfat yahut bedeldir. " (Kendilerini) helâk ettik" âyeti da haber mahallinde olup manaya hamledilmiştir, çünkü burada "ülkelerin halkı, ahalisi" anlamındadır. "İşte" anlamındaki kelime; "Zeyd'i vurdum" kullanılışını kabul edenlerin görüşüne göre nasb mahallindedir. Yani işte Bizim sana Âd, Semûd, Medyen ve Lût kavmi ülkeleri gibi, haberlerini anlatmış olduğumuz ülkeleri zulmedip küfre sapmaları üzerine helâk ettik. "Biz onları helâk için de belli bir süre" yani geride kalmayan ileri de gitmeyen, bilinen bir vakit "tayin etmiştik". "Onları helâk etmek için" anlamındaki kelimenin; seki indeki okunuşu helâk edilmeleri için belirlenen vakic demektir. ise "Helâk edildilerden" (ism-i zaman)dır. Âsım bu kelimeyi "mim" ve "lâm" harflerini üstün ile: şeklinde okumuştur ki bu da; Helâk oldu, fiilinin mastarıdır. el-Kisaî ve el-Ferrâ' bu kelimenin; şeklinde "mim" harfini üstün, "lâm"ı da esreli okumuşlardır, en-Nehhâs der ki: el-Kisaî dedi ki: Bu okuyuşu ben daha çok severim, çünkü bu kelime; Helâk oldu fiilinden gelmektedir. ez-Zeccâc der ki: Bu bir zaman ismidir ve ifadenin takdiri: Onların helâk edilecekleri vakit anlamındadır. Nitekim: "Dişi deve, erkek deve tarafından aşılandığı zamana uygun geldi (doğurdu)" sözlerine benzemektedir. |
﴾ 59 ﴿