8

Dedi ki: "Rabbim zevcem kısır bir kadın, benim ise yaşlılıktan kemiklerim kurumuşken nasıl oğlum olabilir?"

"Dedi ki; Rabbim... nasıl oğlum olabilir?" Bu ifade, yüce Allah'ın verdiği haberi kabul etmemek anlamında değildir. Aksine kısır bir hanımdan ve oldukça yaşlı bir kocadan bir çocuk dünyaya getiren yüce Allah’ın kudretine hayret ettiğini ifade etmek üzere söylenmiştir.

Bundan önce Âl-i İmrân Sûresi'nde (3/40. âyetin tefsirinde) geçtiği üzere başka türlü açıklamalar da yapılmıştır.

"Benim ise yaşlılıktan kemiklerim kurumuşken" yani oldukça yaşlanmış, son derece kurumuş ve kaskatı kesilmiş bulunuyorken... Bu anlamın bir benzerini; kelimesi vermektedir.

el-Asmaî dedi ki: "Kurudu ve katılaştı, kurur, katılaşır" demektir. de tıpkı; gibi yaşı oldukça ilerledi ve kocadı, manasına gelir. denilir ki; büyüdü, yaşı ilerledi anlamındadır. Bunun da aslı; şeklindedir. Çünkü bu fiilin kökü "vav'lıdır. "Vav"ı "ya" ile değiştirmişlerdir. Çünkü "ya" da "vav"ın kardeşidir ve ondan daha hafiftir. (Bu surede) âyetler de "ya" harfleri ile bitmektedir. Bu kelimeyi; şeklinde okuyanlar kesre ve "ya" ile birlikte ötreyi hoş karşılamadığından dolayı böyle kullanmışlardır. Şair der ki:

"Ancak küçük yaştakilerin özrü kabul edilebilir ama

Zaman içerisinde eskimiş ve zamanın yaşlandırdığı kimse mazur kabul edilemez. "

İbn Abbâs; diye okumuştur. Ubeyy'in Mushaf'ında da böyledir. Ancak Yahya b. Vessâb, Hamza, el-Kisaî ve Hafs ise "ayn" harfini esreli olarak; diye okumuşlardır. kelimesi ile kelimelerini de nerede olurlarsa olsunlar böylece okumuşlardır, Hafs da özel olarak; ötreli okumuştur. Diğer kıraat âlimleri de hepsini bu şekilde okumuşlardır, bunlar iki ayrı söyleyiştir.

(.............) ın, çok katı anlamına geldiği de söylenmiştir. O bakımdan oldukça katı kalpli olan hükümdar hakkında; denilir.

8 ﴿