17"O senin sağ elindeki nedir? Ey Mûsa." Bu âyetlere dair açıklamalarımızı beş başlık halinde sunacağız: 1- Mûsa (aleyhisselâm)ın Elindeki Asa: Yüce Allah'ın: "O senin sağ elindeki nedir?" hitabı denildiğine göre yüce Allah tarafından Mûsa'ya vahiy yoluyla yapılmıştır. Çünkü yüce Allah: "Şimdi sana vahyolanı dinle!" (Tâ-Hâ 20/13) diye buyurmuştur. Peygamber olacak kimsenin de bizzat kendi şahsında, kendi nübüvvetini kendisi vasıtasıyla bileceği bir mucizesinin bulunması kaçınılmaz bir şeydir. Böylelikle yüce Allah ona bu maksatla asasında ve kendi nefsinde gösterdiği mucizeleri göstermiştir. Ağaçta kendisine gösterdiklerinin kendi şahsı hakkında kendisi için yeterli bir mucize olma ihtimali de vardır. Daha sonra el ve asa bunu pekiştirmiş ve kavmine karşı ortaya koyacakları deliller olmuştur. "O... nedir?" âyetindeki "Ne" edatı hususunda farklı görüşler vardır. ez-Zeccâc ile el-Ferrâ''nın görüşüne göre bu, nakıs bir isim olup "senin sağ etin" kelimesine ism-i mevsuf olmuştur ve: Bu elinde bulunan nedir? demektir. Yine o burada; in: "Bu" anlamında olduğunu da söylemiştir. Bunun yerine; de kullanılabilir. Yani; bu elindeki şey nedir? Bu sorunun sorulmasından kasıt, konu ile ilgili açıklamayı yaptırmaktır. Tâ ki Mûsa; O benim asamdır, demek suretiyle itirafta bulunduktan sonra, ona karşı delilin sabit olması söz konusu olsun. Yoksa yüce Allah zaten ezelden beri onun ne olduğunu biliyordu. İbnu’l-Cevherî dedi ki: Kimi rivâyetlere göre yüce Allah, Mûsa (aleyhisselâm)ın bu konumda asayı kendi nefsine izafe etmesinden dolayı sitemde bulunmuş ve ona: Sen hayret verici hususları göresin diye bu asanı yere bırak! O vakit bu asaya malik olmadığını ve bunun sana izafe edilemeyeceğini bileceksin, denildi. İbn Ebi İshak, Hüzeyllilerin şivesine uygun olarak; "Asam" diye okumuştur. "Asam müjde..." (Yusuf, 12/19); "Hayatım" (el-En'âm, 6/162) şeklindeki okuyuşlar da böyledir. Bunlara dair açıklamalar önceden (belirtilen âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. el-Hasen ise iki sakinin arka arkaya gelmesi dolayısıyla; diye "ya" harfini esreli olarak okumuştur. Hamza'nın; "...ne de siz beni kurtarabilirsiniz" (İbrahim, 14/22) şeklindeki okuyuşu da böyledir. İbn Ebi İshak'tan ise "ya"yı sakin olarak okuduğu nakledilmiştir. 2- Soruya İstenilenden Fazla Cevap Vermek: Bu âyet-i kerîmede sorulan soruya istenenden fazla cevap verilebileceğine delil vardır. Çünkü ona: "O senin sağ elindeki nedir? Ey Mûsa" diye sorulduğunda şu dört hususu söz konusu etmişti: Asayı kendisine izafe etmişti. Halbuki uygun olan o bir asadır demesiydi. İkinci olarak ona dayandığı, üçüncüsü koyunlarına onunla yaprak silkelediğini, dördüncü olarak da mutlak olarak başka işlerinde ondan yararlandığını zikretti. Böylelikle Mûsa (aleyhisselâm) asasının en büyük ve belli başlı faydalarını zikrettikten sonra, diğerlerini de topluca ifade etmiş oluyordu. Hadîs-i şerîfte belirtildiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)a deniz suyu hakkında soru sorulmuş: "O suyu temiz, meytesi de helal olandır." Ebû Dâvûd, Tahare 41; Tirmizî, Tahâre 52; Nesâî, Tahâre 47, Miyâh 4, Sayd 35; İbn. Mâce, Tahâre 38; Müsned, II, 237, 361, 393. diye buyurmuştur. Bir kadın da kaldırdığı küçük çocuğu, Peygamber'e göstererek: Bunun için hac olur mu? diye sormuş. O da: "Evet. Senin için de ecir vardır" diye buyurmuştur. Müslim, Hacc 409-411; Ebû Dâvûd, Menâsik 8; Tirmizî, Hacc 83; Nesâi, Menâsikul-Hacc 15; İbn Mâce, Menâsik 11; Müsned, I, 219, 244, 28K, 343, 344. Hadiste bunun benzerleri pek çoktur. |
﴾ 17 ﴿