22

"Başka bir alâmet olmak üzere de elini koltuğunun altına götür. Kusursuz, hastalıksın, bembeyaz olarak çıkacaktır.

"Başka bir alâmet" asanın dışında

"olmak üzere de elini koltuğunun altına götür." Kur'ân-ı Kerîm'in dışında;

"Götür" fiilinin şeklinde "mim" harfi fethalı ve esreli olabilir. Çünkü iki sakin arka arkaya gelmiştir. Ancak daha hafif oluşundan dolayı üstün daha güzeldir, aslına uygun olarak da esreli olması uygundur. Ötreli olması da itbâ' üzere (önceki harfin harekesine uydurulmakla) olur.

“El” anlamındaki "yed" kelimesinin aslı; Buna delil ise çoğulunun; şeklinde, küçültme isminin de; şeklinde gelmesidir.

Âyet-i kerîmedeki "el-cenâh" pazu ve koltuk demektir Bu açıklamayı Mücahid yapmıştır. Ayrıca o buradaki;"; altına' anlamındadır. Kutrub dedi ki: Bundan kasıt "yakana sok"tur. Recez vezninde şairin şu mısraı da bu kabildendir:

"Ben onu göğsüme ve bağrıma basarım."

Bunun "yanına" anlamında olduğu da söylenmiştir. Burada yan kelimesinin "cenah" ile ifadelendirilmesi söz konusudur. Çünkü kişinin yanı cenahın (kanadın) yerinde ve meyillidir. "Kendi tarafına" anlamında olduğu da söylenmiştir. Mukâtil buradaki; "nın; "( f): Beraber" anlamında olduğunu söylemiştir. Elin cenahınla beraber olsun, demek olur.

"Kusursuz, hastalıksız, bembeyaz olarak çıkacaktır." Yani herhangi bir baraş hastalığı olmaksızın, geceleyin de gündüzün de ay ve güneş gibi, hatta ondan da daha ileri derecede aydınlatan ve pırıl pırıl bir nûr olarak görülecektir, İbn Abbâs ve başkalarından nakledildiğine göre eli onun ten renginden farklı bir nûr halinde çıktı.

"Bembeyaz" hal olarak nasb edilmiştir. Munsarıf olmayışının sebebi bu kelimede iki te'nis "elifinin ondan ayrılmamak üzere bulunmasıdır. Sanki bu "eliflerin ondan ayrılmayışı (gayr-ı munsarıf olmak için gerekli iki illetten) ikincisi gibi görülmüş ve nekre halinde munsarıf olmadığı kabul edilmiştir. Bu İki te'nis "elifinin, te'nis "he"sinden ("te"sinden) farklılığı şudur: Te'nis "he"si kimi zaman isimden ayrılabilmektedir.

"Kusursuz" âyetindeki; sıladır.

Mûsa (aleyhisselâm) elini yakası açık, Mısır işi yün cübbesinin içinden gözleri kamaştıracak güneş ışığını andıran şekilde parıldar haliyle çıkardı.

"Bir alamet olmak üzere" kelimesi "beyaz"den bedel olarak nasb edilmiştir. Bu açıklamayı el-Ahfeş yapmıştır. en-Nehhâs dedi ki: Bu güzel bir görüştür.

ez-Zeccâc da şöyle demektedir: Yani, Biz sana başka bir âyet daha verdik, yahut vereceğiz anlamındadır. Çünkü "kusursuz, hastalıksız, bembeyaz olarak çıkacaktır" diye buyurması, ona bir başka âyet (mucize) vermiş olduğunu göstermektedir,

22 ﴿