42

"Sen ve kardeşin âyetlerimle gidin! Beni anmakta gevşeklik göstermeyin!"

"Sen ve kardeşin âyetlerimle gidin." İbn Abbâs: Ona indirilmiş olan dokuz âyeti kastetmektedir, der.

"Beni anmakta gevşeklik göstermeyin." İbn Abbâs dedi ki: Risalet hususunda asla zaafa düşme. Katade de böyle açıklamıştır. Hiçbir şekilde fütura kapılmayın. Gevşemeyin, diye de açıklanmıştır. Şair dedi ki:

"Muhammed o mutlak ilâh kendisine geçmiş ve geride kalmış

(Günahlarını) bağışladığından beri Asla gevşemedi, zaaf göstermedi."

Bu kelime zaaf göscermek, fütur göstermek, zayıflamak, bitip tükenmek anlamlarına gelir. İmruu’l-Kays da şöyle demektedir:

"Diğer yüzücüler (atlar) zaaf gösterip, yorulduklarında tırnaklarını

Sert yerlere vurup toz çıkartırlarken; (benim atını) hızlıca yürümeye devam eder."

"Bu işi görmekte zaafa düştüm..." denilir. İsm-i faili; dir. Müennes İsm-i fail de; dır. "Ben onu zaafa düşürdüm, yordum" anlamındadır. "Filan kişi hâlâ bu işi yapmaya devam eder" demektir. Ebân da âyetin anlamını böylece açıklamış ve delil olarak da Tarafe'nin şu beytini göstermiştir:

"Sanki önlerindeki o muazzam tencereler,

Kurdukları kubbelere (çadırlara) benzer; hiç durmaksızın kaynayıp dururlar."

Yine İbn Abbâs'tan bunun "gecikmeyin" anlamında olduğu nakledilmiştir.

İbn Mes'ûd'un kıraatinde: "Beni anmakta gevşekliğe kapılmayın" şeklindedir. Anmaktan kasıt; Bana hamdetmek, Benim şanımı, şerefimi yüceltmek ve risaletimi tebliğ etmektir.

42 ﴿