53"O, yeryüzünü size bir döşek yapan, sizin İçin orada yollar açan ve gökten yağmur indirendir." Biz onunla bitkilerden çifter çifter çıkardık. "O yeryüzünü size bir döşek yapan" âyetindeki: "O" lâfzı "Rabbin" lâfzının bir sıfatıdır. Yeryüzünü size bir döşek yapan Rabbin yanılmaz, demektir. Bunun: hazfedilmiş bir mübtedânın haberi olması da mümkündür. O, öyle bir Rabdir ki... demek olur. Kastettiğim Rab O'dur ki... anlamında takdir edilecek bir fiilin mansubu da olabilir. Kûfeliler burada ve ez-Zuhruf Sûresi'nde (43/10. âyette); "Bir döşek" şeklinde "mim" harfini üstün "ne" harfini sakin olarak okumuşlardır. Diğerleri ise; diye okumuşlardır. Ebû Ubeyd ve Ebû Hatim de bunu tercih etmişlerdir. Sebeb ise bütün kıraat İmâmlarının: "Biz yeri bir beşik yapmadık mı?" (en-Nebe', 78/6) âyetinde hep bu şekilde okumuş olmalarıdır. en-Nehhâs dedi ki: (Bu ittifakla okunduğu üzere) çoğul kıraati daha uygundur. Çünkü tekil kıraat, mastardır. Burası hazfedilmiş bir ifadenin yani; takdirinin kabul edilmesi halinde, mastarın kullanılabileceği bir yer değildir. el-Mehdevî dedi ki: Bu âyeti Kûfelîler gibi okuyanların kıraatine göre bu kelimenin yaymak gibi bir anlamı ifade eden mastar olması mümkündür. Yani;" O yeri sizin için belli bir şekilde yaymıştır." Bununla birlikte muzafın hazfedilmiş olduğu da kabul edilebilir, "O, yaygılara sahip bir özetliktedir" demek olur. Bu kelimeyi diğerleri gibi okuyanların kıraatine gelince; bunun döşek (el-fîrâş) gibi müfred olması câiz olduğu gibi "mehd"in çoğulu olup, isimler gibi kullanılarak kırık çoğul yapılmış olması da mümkündür. Diğerlerinin kıraatinin anlamı da şöyle olur; Biz orayı bir döşek ve üzerinde karar bulacağınız bir karargah kıldık, demek olur. "Sizin İçin orada yollar açan..." âyetine şu âyetler da benzemektedir: "Allah yeri sizin için bir sergi kılmıştır; tâ ki onun geniş yollarında gidesiniz." (Nûh, 71/19-20); "O ki yeri size döşek kılmış ve yolunuzu bulabilmeniz için orada size yollar da açmıştır." (ez-Zuhruf, 43/10) "Ve gökten yağmur indirendir" âyetinin anlamına dair açıklamalar daha önceden (el-Bakara, 2/22. âyet, 164. âyet, 7. baslıkta ve el-En'âm, 6/99. âyet, 1. başlıkta ve benzer yerlerde) geçmiş bulunmaktadır. Burada Mûsa (aleyhisselâm)ın sözleri son bulmaktadır. Daha sonra yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Biz onunla..." Bütün bunların Mûsa (aleyhisselâm)ın söylediği sözler olduğu da söylenmiştir. Yani, Biz onunla tarlaların sürülmesi ve diğer işlemlerinin yapılması suretiyle anlamındadır. Çünkü gökten indirilen su, bitkilerin çıkıp yeşermesine sebeptir. "Çeşitli bitkilerden çifter çifter çıkardık." Yani çeşitli türler ve birbirine benzeyen bitkiler çıkardık. Türleri, çeşitleri birbirinden farklı değişik sınıflardan bitkiler çıkardık, anlamındadır. el-Ahfeş dedi ki; İfadenin takdiri bitkilerden çeşitli çiftler çıkardık şeklindedir. Bitkinin de çeşitli olması söz konusu olabilir. Buna göre "çeşitli" anlamındaki kelimenin "çifter çifter" kelimesinin sıfatı olabildiği gibi "bkkiler"in sıfatı da olabilir, "Çeşitli" kelimesi bir şeyin dağılması anlamında; den alınmıştır. "Darmadağınık iş" anlamında da; denilir. "İş darmadağınık oldu" demektir. de bu anlamdadır. "Teşettüt" de böyledir. "Onu darmadağın etti, demektir. "Kavmim, benim bir olan İşimi darmadağın, etti."kendisi darmadağın olan şey, demektir. Ru'be bir deveyi vasfederken şöyle demektedir: "Onlarla birlikte geldi, fakat onlardan apayrı bir yol izledi, O bu arada tozu dumana da katıyordu." "Dişleri eğri-büğrü ağız" demektir. "Darmadağın kişiler" "Darmadağın şeyler" demektir. Ayrı gelen kimseleri anlatmak üzere; "ayn ayrı geldiler" denilir. Tekili ise: dır. Bu açıklamaları el-Cevherî yapmıştır. |
﴾ 53 ﴿