64"O bakımdan bütün becerilerinizi bir araya getirip saf saf gelin. Çünkü bugün kim üstün gelirse umduğunu elde eder." "O bakımdan bütün becerilerinizi bir araya getirin" âyetindeki ("Bir araya getirmek" anlamı verilen:) "el-icmâ" işi sağlam tutmak ve bir şeye kesin karar vermek demektir. Mesela; "Çıkmaya azmettim, karar verdim" demektir. Bütün bölgelerde kıraat âlimleri, bu kelime "Bir araya getirin" şeklinde okumuşlardır. Ancak Ebû Amr bu kelimeyi; şeklinde "elifin vaslı ile ve "mim" harfini de üstün olarak okumuştur. Buna delil olarak yüce Allah'ın: "Fir'avun dönüp hilesini topladı, sonra geldi." (60. âyet) âyetini göstermektedir. en-Nehhâs dedi ki: Bana Muhammed b. Yezid'den nakledildiğine göre o şöyle demiş: Ebû Amr'ın, bu şekildeki kıraatinden başka türlü okuması gerekirdi. Okuması gereken bu kıraat insanların çoğunun benimsediği okuma şeklidir, Çünkü o yüce Allah'ın: "Fir'avun dönüp hilesini topladı" âyetini delil göstermiştir. Evet, bu böyle sabit olmuştur, fakat bunun kendisinden sonra gelen "bir araya getirin (toplayın)" kelimesinin de bu şekilde okunmasına delil olması uzak bir ihtimaldir. Bunun yerine bundan sonra gelen bu kelimenin; "karar verin, bu işe ciddiyetle sarılın" anlamında; şeklinde olma ihtimalini yükselti») Onun belirttiği şekildeki kıraate delil olan husus önceden geçtiğine göre, sonradan gelen (kökü bir) bu kelimenin farklı bir manada olması icab eder, Mesela; "Karar verilmiş bir iş" denilir. en-Nehhâs dedi ki: Bununla birlikte Ebû Amr'ın kıraatinin sahih olduğunu ortaya koyan husus şu anlama gelmesidir: Siz ne kadar çare, tedbir ve beceriye sahip iseniz onları arka arkaya, hep birlikte, bir araya getiriniz. Bu açıklamayı Ebû İshak da yapmıştır. es-Sa'lebî dedi ki: "Elifin kat' ile "mim'in de esreli (ki büyük çoğunluğun kıraati böyledir) okunuşunun iki türlü açıklanması mümkündür. Birincisi bir araya getirip toplamak manasıdır. Meselâ; şeklindeki kullanımların ikisi de (o şeyi toplayıp, bir araya getirdim) aynı anlamdadır, "es-Sihâh"da şöyle denilmektedir; " Onu bir araya getirdim, topladım" demektir. Ebû Züeyb de (yaban) eşekleri(ni) nitelendirirken şunları söylemektedir; "Sanki onlar Nübâyı' vadisindeki el-Ciz denilen yer ile Zü’l-Arcâ'lıların arasında bir araya gelip toplanmış, hedef (ya da talan edilecek şeyler)dırlar." Burada da görüldüğü gibi bu kelime "bir araya gelip toplanmak" anlamını ihtiva etmektedir, İkinci açıklamaya göre bu kelime, işi sağlam tutmak, azimli olmak, karar vermek demektir. Şair şöyle demiştir; "Ah keşke -ki temennilerin faydası yok-, Bir gün olsun işimi sağlama almış olarak sabahı edebilseydim?" "Saf saf gelin." Mukâtil ve el-Kelbî hep birlikte bir arada gelin, diye açıklamışlardır. Bunun, daha heybetli olmanız için saflar halinde dizilmiş olarak gelin, anlamında olduğu da söylenmiştir. Buradaki "saf' kelimesinin nasb ile gelmesi Ebû Ubeyde'nin görüşüne göre mef'ûl oluşundan dolayıdır. O dedi ki: Mesela; "Ben namazgaha gittim" denilir. Ebû Ubeyde'nin bu açıklamasına göre anlamı: Tören günü toplanacağınız yere gidiniz, demektir. Arapların fasihlerinden birisinin "Ben (namazgahı kastederek) saffa gelemedim" dediği nakledilmiştir. ez-Zeccâc da şöyle demiştir: Burada anlamın: Sonra insanlar dizilmiş oldukları halde, siz geliniz şeklinde olması da mümkündür. Buna göre bu âyette "saf" kelimesi hal konumunda mastar demektir. Bundan dolayı çoğul gelmemiştir. "...ib... gelin" âyeti "mim" harfi ve "ya" harfi esreli olarak da okunmuştur. Çünkü hemzeli okumayanlar hemzenin yerine bedel olarak "elif getirirler. "Çünkü bugün kim üstün" yani galip "gelirse umduğunu elde eder." Bütün bunlar, sihirbazların birbirlerine söyledikleri sözlerdir. Fir'avun'un onlara söyledikleri sözler olduğu da söylenmiştir. |
﴾ 64 ﴿