81

Size verdiğimiz güzel rızıktan yeyin ve bu hususta haddi aşmayın. Çünkü o takdirde gazabım gelip sizi bulur, gazabım her kime gelip çatarsa yıkılır gider.

"Size verdiğimiz güzel rızıktan" yani rızkın lezzetlisinden

"yeyin." Helalinden yeyin anlamında ulduğu da söylenmiştir. Çünkü herhangi bir insanın bu rızkın meydana gelmesinde emeği ve katkısı yok ki buna bir şüphe girsin.

"Ve o hususta haddi aşmayın." İçinde bulunduğunuz bolluk ve afiyet sizi isyankârlığa götürmesin, çünkü tuğyan, câiz olmayana doğru haddi aşmaktır.

Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Sizler nimete karşı nankörlük ederek bu nimetleri size ihsan edene şükretmeyi unutmayınız.

Bir diğer açıklama da şöyledir: Sizler bu nimetler yerine başkalarını istemeye kalkışmayınız. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Siz daha hayırlı olanı böyle daha aşağı olanla değiştirmek mi istiyorsunuz?" (el-Bakara, 2/61)

Bir diğer açıklama da şu şekildedir: Siz bu rızıktan bir gün ve bir gecelikten fazlasını saklamaya kalkışmayınız. İbn Abbâs dedi ki: Saklayıp biriktirdikleri kurtlandı. Eğer onlar bunu yapmamış olsalardı, ebediyyen hiçbir yiyecek kurtlanmazdı,

"Çünkü o takdirde gazabım gelip sizi bulur." Yani hakkınızda vacip olur ve üzerinize iner.

Gelip... bulur" kelimesi yüce Allah'ın:

"Haddi aşmayın" âyetindeki nehyin cevabı olarak başına gelen "fe" ile nasb edilmiştir.

"Çünkü o takdirde gazabım gelip sîzi bulur. Gazabım her kime gelip çatarsa yıkılıp gider."

el-A'meş, Yahya b. Vessâb ve el-Kisaî "Gelip ... bulur" anlamındaki fiildeki "ha" harfini -esre yerine- ötre ile; şeklinde ve; "Kime gelip çatarsa" lâfzını da birinci "lâm"ı -esre yerine- ötre ile okumuşlardır. Diğerleri ise (her iki kelimedeki, her iki harfi de) esreli okumuşlardır ve bunların ikisi de ayrı birer söyleyiştir.

Ebû Ubeyde ve başkasının naklettiğine göre; bir şeyin gelmesi vacip olduğunda denilir. Gelip çattığında ise; şekli kullanılır, el Ferrâ da böyle demiştir: "Hulul" mastarında (muzariinde aynu'l-fiilin) ötreli gelmesi, vuku bulmak demektir. Esreli gelmesi ise vacip olmak anlamındadır.

Her İki mana da birbirine yakın olmakla birlikte; esreli okuyuş daha uygundur. Çünkü bütün kıraat âlimleri yüce Allah'ın:

"Ve kalıcı azâbın da kimin başına ineceğini..." (Hud, 11/39) âyetinde bu kelimeyi icma ile esreli okumuşlardır.

"Allah'ın gazabı" cezası, intikamı ve azâbı demektir.

" Yıkılır, gider" âyeti, ez-Zeccâc dedi ki: Helâk oldu, demektir. Yani bu kimse cehennem ateşinin dibi olan "el-Hâviye"ye gider demektir. Bu da yukarıdan aşağıya doğru düşmeyi anlatan; den gelmektedir. "Filan öldü" demektir.

İbnu'l-Mubarek şunu nakletmektedir: Bize İsmail b. 'Ayyaş haber verdi, dedi ki: Bize Sa'lebe b. Müslim anlattı, o Eyyub b. Beşir'den, o Şufey el-Asbahi'den dedi ki: Cehennemde Saûd diye adlandırılan bir dağ vardır. Kâfir kırk yıl süreyle tırmandığı halde tepesine ulaşamaz. Yüce Allah da;

"Ben onu Saûd'a (sarp yokuşa) sardıracağım." (el-Muddessir, 74/17) diye buyurmaktadır. Yine cehennemde "Hevâ" diye adlandırılan yüksek bir bina vardır. Kâfir bu binanın üst tarafından aşağı doğru atılır ve kırk yıl süre ile o aşağı doğru inmeye devam eder de bunun dibine daha ulaşmış olmaz. İşte yüce Allah da: "Gazabım her kime gelip çatarsa yıkılır gider" diye buyurmaktadır. Daha sonra hadisin geri kalan bölümünü zikretmektedir. Biz bu hadisi "et-Tezkire" adlı kitabımızda zikretmiş bulunuyoruz.

81 ﴿