84

"Onlar da arkamdan geliyorlar. Rabbim razı olasın diye ben huzuruna gelmek için acele ettim" dedi.

"Onlar da arkamdan geliyorlar." O bu sözleriyle kavminin arkasından ve bu tarafa doğru yürümekle olduklarını kastetmemiştir. Bu sözleriyle: Onlar benim yakınımda bulunuyorlar ve benim kendilerine dönmemi bekliyorlar, demek istemişti.

Şöyle de açıklanmıştır: Hayır Harun'a, İsrailoğulları ile birlikte izini takip edip kendisine yetişmeleri emrini vermiştim.

Bir kesim de şöyle demiştir: O "kavim" ile seçtiği yetmiş kişiyi kastetmişti. Mûsa, Tur'a yaklaştığında yüce Allah'ın kelâmını dinleme şevki dolayısıyla onlardan daha çabuk hareket ederek önlerine geçmişti.

Bir başka açıklama da şöyledir: O sözleşilen şekilde Tûr-i Sina'ya gelince, Rabbine kavuşma şevkini duydu. Yüce Allah'a olan aşırı şevkinden dolayı aradaki mesafe kendisine çok uzak geldi, bundan dolayı o kadar sıkıldı ki, gömleğini dahi yırttı. Fakat yine de dayanamayarak onları geride bırakıp tek başına gitti. Huzurda durunca şanı yüce ve mübarek olan Allah: "Kavminden erken gelmek için seni aceleye iten nedir, ey Mûsa?" diye sordu. O ise ne cevap vereceğini kestiremeyip şaşırdı ve cevap olmak üzere: "Onlar da arkamdan geliyorlar, dedi." Yüce Allah kendisine acele etme sebebini sorduğu halde, o kavminin arkasından gelmekte olduklarını bildirdi. Daha sonra da: "Rabbim razı olasın diye ben huzuruna gelmek için acele ettim, dedi." Böylelikle şevkini ve Allah'ın rızasını aramaktaki samimiyetini dile getirmiş oluyordu.

Abdu'r-Rezzak, Ma'mer'den, o Katade'den yüce Allah'ın:

"Rabbim razı olasın diye ben huzuruna gelmek için acele ettim" âyeti hakkında: Sana olan şevkimden dolayı (böyle hareket ettim) diye açıkladığını nakletmektedir.

Âişe (radıyallahü anhnha) da uyumak üzere yalağına çekildiğinde: el-Mecîd'i getirin, derdi. Bunun üzerine ona Mushaf getirilir, onu alır, göğsüne bastırır ve o şekilde uyurdu. Bununla teselli bulurdu. Bunu Süfyan. Misar’den, o Âişe (radıyallahü anha) dan rivâyet etmektedir.

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)da yağmur yağdığında elbiselerini çıkartır ve yağmur tenine değinceye kadar elbisesiz kalır ve şöyle derdi: "Çünkü bunun Rabbimin yanından gelişi yepyenidir." Müslim, Isriska 13; Ebû Dâvûd, 104, 105 İşte Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)ın ve ondan sonrakilerin bu gibi davranışları yüce Allah'a duyulan şevk kabilindendir. Bundan dolayı yüce Allah'ın (kudsİ hadiste) şöyle buyurduğu rivâyet edilmektedir: "İyi insanların Bana kavuşmaya olan şevkleri epey uzadı. Onlara kavuşmaya Benim şevkim onlarınkinden fazladır." Buhârî, Rikaak 4i; Müsned, Zikr 14, 16-18; Tirmizî, Cenâiz 67, ZUhd 6; Nesâî, Cenâiz 10; İbn Mâce, Zühd 31; Dârimi, Rikaak 43; Müsned, II, 312, 346...

İbn Abbâs dedi ki: Elbette yüce Allah bunun sebebini biliyordu. Lakin Mûsa (aleyhisselâm)a rahmet olmak, bu sözleriyle ona ikramda bulunmak, kalbine sükûnet vermek ve ona karşı duyduğu merhamet dolayısıyla: "Kavminden erken gelmek İçin seni aceleye İten nedir, ey Mûsa?" diye buyurdu. O da Rabbine cevap olmak üzere: "Onlar da arkamdan geliyorlar" dedi.

Ebû Hatim der ki: Îsa dedi ki: Temimoğulları: -"onlar..,lar" anlamında-:şeklinde "elifi maksura" ile söylerler. Hicazlılarsa medli olarak; derler. el-Ferrâ'; "Onlar da arkamdan geliyorlar" diye okunduğunu da nakletmektedir.

Ebû İshak ez-Zeccâc, bu okuma şeklinin uygun bir açıklaması bulunmadığını iddia etmiştir, en-Nehhâs dedi ki: Bu onun dediği gibidir. Çünkü bu edat izafe yapılan bir kelime değil ki; "Benim hidayetimde benzesin. Diğer taraftan şu iki husustan birisi de mutlaka söz konusudur: Bu ya müphem bir isimdir, buna göre izafet yapılması imkansızdır. Yahut da; Onlar" anlamındadır, yine izafe olmaz. Çünkü ondan sonraki ifadeler onu bütünlemektedir ve bu marfedir,

İbn Ebi İshak, Nasr ve Ruveys, Ya'kub'dan; şeklinde hemzeyi esreli, "se"yi sakin olarak okumuşlardır. Bu da; anlamındadır, İki ayrı söyleyiştir. (Mealdeki anlamıyla: Arkamdan, izimden)

"Rabbim razı olasın diye ben huzuruna gelmek için acele ettim." Yani gelmemi emretmiş olduğun yere benden razı olasın diye acele edip geldim, Nitekim; " Aceleci adam ve aceleciliği apaçık adam" denilir. Acele, geç hareket etmenin, geç davranmanın aksidir.

84 ﴿