86Mûsa kızgın ve kederli bir şekilde kavmine döndü. Dedi ki: "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Yoksa aradan geçen süre size uzun mu geldi? Yahut üzerinize Rabbinizden bir gazabın gelmesini mi istediniz de bana olan vaadinizde durmadınız?" "Mûsa kızgın ve kederli bir şekilde kavmine döndü." (Bu âyette: "kızgın ve kederli bir şekilde" anlamındaki ifadeler) hal'dir. Buna dair yeterli açıklamalar daha önceden el-A'raf Sûresi'nde (7/150. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. "Dedi ki: Ey Kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı?" Yüce Allah kendisine itaati sürdürdükleri takdirde cenneti vaad etti ve ayrıca Mûsa (aleyhisselâm) diliyle Tevrat'ta kelâmını kendilerine işittireceği sözünü de vermişti. Böylelikle Tevrat'ta bulunan hükümler gereğince amel etsinler ve amellerine karşılık mükâfatı hak etsinler. Bir görüşe göre onlara yardım ve zafer vaadinde bulunmuştu. Bir diğer görüşe göre onun vaadi; "Muhakkak Ben tevbe eden, Îman eden ve salih amel işleyip hidayet üzere olana da çok çok mağfiret edeceğim." (82. âyet) âyetinde dile getirdiğidir. "Yoksa aradan geçen süre size uzun mu geldi?" Yani -denildiği üzere- siz bunları unuttunuz mu? Aradan geçen uzun bir süre dolayısıyla bir şey unutulabilir. "Yahut üzerinize Rabbinizden bir gazabın gelmesini mi istediniz de Bana olan vaadinizde durmadınız?" Bu âyetteki: "Gelmesi" hakkınızda bunun vacip olup inmesi.,, demektir. Gazab da ceza ve musibet, intikam demektir. Yani yoksa sizler Allah'ın gazabının sizi gelip bulmasına sebeb teşkil edecek bir fiil mi yapmak istediniz! Çünkü hiçbir kimse Allah'ın gazabını istemez, ama ilâhî gazaba sebeb teşkil edecek işler yapabilir. "...Bana olan vaadinizde durmadınız?" Çünkü onlar Mûsa (aleyhisselâm)a Tur dağından geri dönünceye kadar yüce Allah'a itaate devam edeceklerine söz vermişlerdi. Bir diğer açıklamaya göre; hemen arkasından gelmek üzere kendileriyle sözleşmiş olduğu halde onlar duraksadılar. |
﴾ 86 ﴿