89

Onun, hiçbir sözlerine karşılık veremediğini, onlara bir zararının dokunmadığını, bir fayda da sağlayamadığını görmezler mi?

"Onun hiçbir sözlerine karşılık veremediğini" onlarla hiçbir şekilde konuşamadığını, bir diğer açıklamaya göre hiçbir şekilde tekrar böğüremeyip ses çıkaramadığını

"onlara bir zararının dokunmadığını, bir fayda sağlayamadığını görmezler mi?" O halde o nasıl ilâh olabilir? Mûsa (aleyhisselâm)ın ibadet ettiği ise zarar verir, fayda sağlar, mükâfat verir, ihsanda bulunur ya da engeller.

"Karşılık veremediğini" âyeti; takdirindedir, Bundan dolayı da fiil merfu olarak gelmiş; şeddesiz gelmiş ve zamir hazfedilmiştir. Görmek, bilmek ve zannetmek fiilerinin, bu şekilde gelmeleri halinde, tercih edilen açıklama şekli budur. Şair dedi ki:

"Hint kılıçlarından (onlar gibi genç ve dinç) gençler arasında bulunanlar biliyorlar ki,

Çıplak ayaklı olsun, ayakkabılı olsun, herkes mutlaka ölecektir."

Zamir bazen bu (vb.) edatların şeddeli olmasına rağmen yine de hazfedilebilir. Şairin şu beyitinde olduğu gibi:

"Eğer sen Dabblı (Dabboğullarından) birisi olsaydın yakınlığımı bilirdin,

Ama (sen) kalın dudaklı zencinin birisisin."

Burada; "Ama sen" takdirindedir.

89 ﴿