93"Bana uymaktan? Yoksa emrime karşı mı geldin?" "Bana uymaktan" âyetindeki; olumsuzluk edatı fazladan gelmiştir. Emir ve tavsiyeme uymaktan seni alıkoyan ne oldu, demektir. Onların yaptıklarım reddedip tepkiyle karşılamak hususunda bana uymanı engelleyen ne oldu diye açıklandığı gibi; anlamının şu olduğu da söylenmiştir: Niçin onlarla çarpışmadın? Çünkü sen kesinlikle biliyorsun ki ben onların arasında olsaydım mutlaka küfre saptıkları için onlarla vuruşurdum. Onlar fitneye düşünce gelip bana kavuşmaktan seni alıkoyan ne oldu? diye de açıklanmıştır. "Yoksa emrime karşı mı geldin?" Bununla şunu anlatmak istemişti: Onlar yüce Allah'a ibadet etmedikleri halde senin aralarında kalman bana karşı gelmen demektir. Bu açıklamayı İbn Abbâs yapmıştır. Şu anlamda olduğu da söylenmiştir: Niye onlardan ayrı durmadın? Senin onlardan ayrılışın onlara bir azar ve bu yaptıklarından vazgeçmeleri gerektiğine dair bir tavır olurdu. "Yoksa emrime karsı mı geldin?" âyetinin anlamının şu olduğu söylenmiştir: O kardeşine yüce Allah'ın bize naklettiği şekilde şu emri vermişti: "Mûsa kardeşi Harun'a: Kavmim içinde yerime geç, ıslah et, fesadçıların yoluna da uyma, dedi." (el-A'raf, 7/142) Ama Harun aralarında kalıp onları bu işten alıkoymak ve yaptıklarına tepki göstermek hususunda daha ileri dereceye gitmediğinden dolayı, kendisine karşı gelmekle ve emrine aykırı hareket etmekle onu nitelendirdi. Bütün bu âyetler iyiliği emredip, münkerden alıkoymanın, münkeri değiştirmenin, münker ehlinden ayrılıp uzaklaşmanın, onlar arasında kalmaya devam edenin -bilhassa yaptıklarından razı ise- onlarla aynı hükümde olacağının acık bir delilidir, Bu anlamdaki açıklamalar daha önceden Âl-i İmrân, (3/104,110,159. âyet, 8. başlık), en-Nisâ (4/114. âyetin tefsiri) el-Mâide, el-En'âm (6/68,93) el-A'raf (7/157. âyetin tefsiri) -ve el-Enfal sûrelerinde geçmiş bulunmaktadır. (Ayrıca İmâm Kurtubî'nin hayatı ve eserlerine dair hazırladığımız bölüm sahife: 47, "Tasallallahü aleyhi ve sellemvufa Yaklaşımı" başlığına bakılabilir.) İmâm Ebû Bekr et-Turtuşî (Allah'ın rahmeti üzerine olsun)ye şöyle bir soru sorulmuş: Fakih efendimiz sufîlerin tutumları hakkında ne der? Bu arada kendisine -Allah hayatta olduğu sürece onu muhafaza buyursun- şu da bildirilmektedir: Bir takım kimseler bir araya gelirler, yüce Allah'ı ve Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)ı çokça zikrederler. Daha sonra onlar ellerindeki çubukla bir deriye vururlar. Onlardan kimileri de kalkar, rakseder ve baygın olarak yere düşünceye kadar vecde gelir. Sonra da yiyecek bir şeyler getirirler... Bunlarla bulunmak câiz midir, değil midir? Bu hususta Allah'tan ecrinizi vermesini dileyerek bize fetva veriniz. Onların söyledikleri sözler de şunlardır: "Ey yaşlı kişi günahlardan vazgeç, Darmadağın olmadan ve hatalara düşmeden. Kendin için salih amel işle, Amel sana faydalı olduğu sürece. Gençliği sorarsan o geçip gitti, Başına da aklar işte düştü." Ve buna benzer sözler ve bu gibi hususlar hakkında (ne dersiniz?) Cevap; Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Şunu bil ki sufîlerin izledikleri yol tembelliktir, cahilliktir, sapıklıktır. İslâm ise ancak Allah'ın Kitabı ve Rasûlünün sünnetinden ibarettir. Raksa ve vecde gelmeye gelince; onu ilk ortaya atanlar Sâmirî'nin yanında yer alanlardır. Sâmirî onlara böğüren bir buzağı yapınca, ayağa kalktılar, onun etrafında raksetmeye ve vecde gelmeye koyuldular. İşte bu kâfirlerin dinidir, buzağıya tapanların yoludur. Çubukla vurmaya gelince; müslümanları yüce Allah'ın Kitabından başka şeylerle uğraştırmak maksadıyla onu ilk olarak zındıklar icad etmişlerdir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ise ashabı ile birlikte oturduğunda vakarlarından dolayı âdeta başlarının üzerine kuşlar konmuşçasına duruyorlardı. Buna göre devlet yöneticisinin ve onun vekili durumunda olanların bu gibi kimseleri mescidlere gelmekten ve başka yerlerde bulunmaktan alıkoymaları gerekir. Allah'a ve" Âhıret gününe îman eden bir kimsenin bunlarla birlikte bulunması helal değildir. Bâtılları hususunda onlara yardımcı olmaması gerekir. İşte bu Malik'in. Ebû Hanîfenin. Şâfiî'nin, Ahmed b. Hanbel'in ve bunlar gibi diğer müslüman İmâmların mezhebidir. Başarı Allah'tandır. |
﴾ 93 ﴿