99İşte geçmiş olanların haberlerinden sana böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir verdik. "İşte... böylece" âyetindeki "kef" harfi hazfedilmiş bir mastarın sıfatı konumundadır. Yani, Biz sana Mûsa'nın haberini anlattığımız gibi "işte geçmiş olanların haberlerinden" de "sana böylece anlatıyoruz." Aynı şekilde geçmişlerin haberlerinden bir takım kıssalar anlatıyoruz ki, senin için bir teselli olsun ve senin doğruluğuna delil teşkil etsin. "Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir verdik." Yani Kur'ân'ı verdik. Kur'ân'a "zikir" denilmesinin sebebi, onda bulunan öğütler ve hatırlatmalar dolayısıyladır. Nitekim Rasûle de "zikir" ismi verilmiştir. Buna sebeb ise zikrin onun üzerine nazil olmasıydı. Şöyle de açıklanmıştır: "Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir verdik" şeref verdik, demektir. Nitekim bir başka yerde: "Şüphesiz ki o senin için bir zikirdir." (ez-Zuhruf, 43/44) diye buyurulmaktadır. Senin için bir şeref ve şanını yüceltmektir. |
﴾ 99 ﴿