105Sana dağları sorarlar: "Rabbin onları kökünden koparıp parça parça dağıtacak" de. "Sana dağları" yani kıyâmet gününde dağların durumunun ne olacağını "sorarlar. Rabbim onları kökünden koparıp" uçuracak; "parça parça dağıtacak, de." Buradaki "De" âyetinin "fe" ile geldiğini görüyoruz. Halbuki Kur'ân-ı Kerîm'de her bir soruya cevap olarak gelen; "de" anlamındaki âyet, -bunun dışında- hep "fe" harfi başa getirilmeden gelmiştir. Bunun sebebi burada anlamın; eğer sana dağlar hakkında soru sorarlarsa... "de" şeklinde oluşudur. O bakımdan ifade şart anlamını taşımaktadır. Yüce Allah onların dağlar hakkında soru soracaklarını bildiğinden dolayı onlar sormadan önce onlara cevap vermektedir. Diğerleri ise önceden Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)a sorulmuş sorular olup onlara dair cevap da sorunun akabinde gelmiştir. Onların cevaplarının "fe" harfi getirilmeden geliş sebebi budur. Buradaki ise henüz sormadıkları bir soruyu dile getirmektedir. Bunu iyice kavramak gerekir. "Onları kökünden koparıp parça parça dağıtacak" âyeti ile ilgili olarak İbnu'l-A'rabî ve başkaları şöyle demektedir: Onları köklerinden söküp koparacak, sonra onları akabilecek şekilde kum haline dönüştürecek, sonra da rüzgarların etrafa dağıtabilecekleri şekilde atılmış yün gibi yapacaktır. (Bazı âyetlerde sözü edilen): "el-îhn" İse ancak boyanmış yünden olur. Bundan sonra dağlar, etrafa dağıtılmış toz zerreleri haline gelecektir. |
﴾ 105 ﴿