110O, onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar ise bilgileri ile O'nu kuşatamazlar. "O onların önlerindekini de" kıyâmette meydana gelecek hususları "da arkalarındakini de" dünyada olanları da "bilir." Bu şekildeki açıklama Katade tarafından yapılmıştır. Şöyle de açıklanmıştır: Onların ileride görecekleri mükâfat ve cezayı bildiği gibi, dünyadan geride bıraktıkları, arkada terkettikleri şeyleri de bilir. Âyet-i kerîmenin bütün insanlar hakkında umumî olduğu söylendiği gibi; sadece "davetçiye uyanlar"ın kastedildiği de söylenmiştir. Hamd Allah'a mahsustur. "Onlar ise bilgileriyle O'nu kuşatamazlar" âyetindeki "Onu' zamiri yüce Allah'a aittir. Yani hiçbir kimse bilgisiyle O'nu kuşatamaz. Çünkü "kuşatmak" sınırlılık anlamını da çağrıştırmaktadır. Yüce Allah ise sınırlı oluştan münezzehtir. Bu zamirin "bilgf'ye ait olduğu da söylenmiştir. Yani hiçbir kimse Allah'ın bildiğini bilgisiyle kuşatamaz. Taberî der ki; "Önlerindeki", "arkalarındaki" ile "kuşatamazlar"daki zamirler meleklere aittir. Yani yüce Allah bu meleklere ibadet edenlere, meleklerin önlerindekini de arkalarındakini de bilemediklerini bildirecektir. |
﴾ 110 ﴿