27

Biz de ona şunu vahyettik: "Vahyimizle ve gözetimimiz altında bir gemi yap. Emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca o gemiye her hayvandan çifter çifter ve -aralarından aleyhlerine (azâb) söz(ü) geçmiş olanların dışında kalan- aile halkını götür. Zulmedenler hakkında da bana bir şey söyleme! Çünkü onlar suda boğulacaklardır.

"Biz de ona şunu vahyettik." Yani semadan ona rasûller gönderdik ve daha önceden beyan edildiği üzere

"vahyimizle ve gözetimimiz altında bir gemi yap" dedik.

Allah'ın:

"O gemiye... götür" âyeti o gemiye koy ve yerleştir, demektir. Meselâ, bir yere yerleştirip koyulan bir şeyi anlatmak üzere; "Onu oraya koydum, yerleştirdim" denilir. Abdumenaf b. Rib' el-Hüzetî der ki:

"Deve çobanlarının kaçan develeri kovaladığı gibi,

Onları kovalayarak Kutâide denilen yere soktular nihayet."

"Her hayvandan çifter çifter" âyetindeki;

"Her" kelimesini Hafs tenvin ile, diğerleri ise izafet şeklinde (tenvinsiz) okumuşlardır. Bu hususu daha önceden (Hûd, 11/40. âyetin tefsirinde) söz konusu etmiştik.

el-Hasen der ki: Nûh (aleyhisselâm) gemide ancak doğurarak ve yumurtlayarak çoğalan hayvanları taşımıştı. Sivrisinek, sinek ve kurtçuklardan hiçbir şey taşımadı. Bunlar çamurdan ürediler. Gemi ile İlgili açıklamalar, daha önceden yeteri kadar geçmiş bulunmaktadır. Yüce Allah'a hamdolsun.

27 ﴿