51Ey peygamberler! Temîz olan şeylerden yeyîn ve salih amel İşleyin. Çünkü şüphe yok ki Ben yaptıklarınızı çok iyi bilenim. Bu âyete dair açıklamalarımızı üç başlık halinde sunacağız: 1- Helâl ve Temiz Yemek Salih Amel İşlemek: Sahih(-i Müslim)de, Ebû Hüreyre'den şöyle dediğini rivâyet eder: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Ey insanlar! Şüphesiz Allah hoş ve temizdir. Ancak hoş ve temiz olanı kabul eder. Muhakkak Allah mü’minlere, rasûllerine verdiği emirlerin aynısını vermiş ve şöyle buyurmuştur: "Ey peygamberler! Temiz olan şeylerden yeyin ve salih amel işleyin. Çünkü şüphe yok ki Ben yaptıklarınızı çok iyi bilenim." Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Ey îman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin (helâl ve) temiz olanlarından yeyin..." (el-Bakara, 2/172) -Daha sonra- (peygamber) şunu zikretti: "Bir adam düşünün ki: Üstü başı kirli uzunca yolculuk yapmış olduğu halde ellerini semaya doğru uzatır; Rabbim, Rabbim diye dua eder ama yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, haram ile gıdalanmışsa böyle birisinin duası nasıl kabul olunacak?" Müslim, Zekât 65; Tirmizî, Tefsir 2. sûre 37; Dârimî, Rikaak 9; Müsned, II, 328. 2- Âyet-i Kerîmede Muhatap Kimlerdir: Kimi ilim adamı şöyle demiştir: Bu âyet-i kerîmede hitab Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)e olup o bütün peygamberler konumunda muhatab alınmıştır. Nitekim yüce Allah: "Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar kendilerine..." (Al-i İmrân, 3/173) âyetinde insanlardan kasıt Nuaym b. Mes'ûd'dur. ez-Zeccâc dedi ki: Bu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)a bir hitaptır. Çoğul gelmiş olması da bütün peygamberlerin aynı emirlere muhatab olduklarının delilidir. Yani helâl şeylerden yeyiniz, demektir. et-Taberî der ki: Hitab, Îsa (aleyhisselâm)adır. Rivâyete göre o, annesinin eğirdiği yünün gelirinden yerdi. Hakkında nakledilen meşhur rivâyetlere göre ise o, çölde biten bakla ve sebze türü şeylerden yerdi. Bu hitabın, Îsa (aleyhisselâm)a yöneltilmesi, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)ın -işaret ettiğimiz üzere şerefine İşaret etmek içindir. Şöyle de denilmiştir: Bu sözler ile bütün peygamberlere hitab edilmiştir. Çünkü onların da izlemeleri gereken yolları budur. O halde âyetin anlamı şöyle olur: Ve biz ey peygamberler! Hoş ve temiz şeylerden yeyiniz dedik. Nitekim ticaretle uğraşan bir kişiye: Ey ticaretle uğraşanlar! Faizden uzak kalmanız gerekir denilir ve mana itibariyle o tek kişiye de hitab edilmiş olur. Fakat bu hitab ile birlikte bulunan karine, onun türünden olan herkes için de bu sözü elverişli bir hale getirmektedir. Çünkü bütün peygamberler bir arada muhatab alınmış değillerdir. Herbir peygambere ancak kendi çağında hitab edilmiştir. el-Ferrâ' der ki; Bu tek bir kişiye; Bize eziyet etmekten uzak durunuz, demek gibidir. 3- Bu Hususta Peygamberlerle Mü’minler Eşit Seviyede Muhatab Alınmışlardır: Yüce Allah, helâl yemenin ve haramdan uzak durmanın vücubu ile ilgili hitabında peygamberlerle, mü’minleri eşit seviyede muhatab almıştır. Daha sonra yüce Allah'ın; "Çünkü şüphe yok ki Ben yaptıklarınızı çok iyi bilenim" âyetinin ihtiva ettiği tehdit de, onların hepsini kapsamına almaktadır. Allah'ın bütün rasûl ve peygamberlerine salât ve selâm olsun. Onlara hitab böyle; olduğuna göre bütün insanların kendileri hakkındaki kanaatleri acaba ne olmalıdır? Hoş ve temiz yani helâl şeylere dair açıklamalar (el-A'raf, 7/32. âyet, 3. başlık) ile rızka dair açıklamalar (el-Bakara, 2/3. âyet, 22. başlıkta) birden çok yerde önceden geçmiş bulunmaktadır. Yüce Allah'a hamdolsun. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)ın: "Ellerini uzatır" âyetinde dua esnasında elleri semaya doğru uzatmanın meşruiyetine bir delil vardır. Bu hususta açıklamalar yüce Allah'a hamdolsun ki, daha önceden (el-A'raf, 7/55. âyet, 2. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. Peygamber Efendimizin: "Böylesinin duası nasıl kabul olunabilir?" ifadesi duanın kabul olunacağını uzak bir ihtimal olarak gördüğünü göstermektedir. Yani böyle bir kimse duasının kabul olunmasına lâyık olamaz. Bununla birlikte yüce Allah, lütfü ve keremi ile yine de böyle birisinin duasını kabul edebilir. |
﴾ 51 ﴿