72Yoksa sen onlardan ücret mi istersin? Rabbinin verdiği rızık daha hayırlıdır ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. "Yoksa sen onlardan ücret mi istersin?" Onlara getirdiğin risalet karşılığında bir ücret mi istiyorsun? Bu açıklamayı el-Hasen ve başkaları yapmıştır. "Rabbinin verdiği rızık daha hayırlıdır." Hamza, el-Kisaî, el-A'meş ve Yahya b. Vessâb "Ücret" lâfzını şeklinde "elif" ile okumuşlardır, diğerleri ise "elisiz okumuşlardır. "Rızık" (anlamını verdiğimiz) lâfzını da hepsi "elif" ile: şeklinde okurken, İbn Âmir İle Ebû Hayve "elif'siz okumuşlardır. Manası da sen onlardan bir rızık mı istersin? Rabbinin rızkı hayırlıdır, şeklindedir. "Ve O, rızık verenlerin en hayirlısıdır." Yani hiç kimse O'nun verdiği rızık gibi, rızık verme kudretine sahip değildir. Kimse O'nun ihsan ettiği nimetin benzerini ihsan edemez. Şöyle de açıklanmıştır: Allah'ın sana kendisine itaat ve yoluna davet etmen sebebiyle vereceği ecir ve mükâfat dünya malından daha hayırlıdır. Çünkü onlar sana Kureyş'in en zengin adamı oluncaya kadar mallarını vermeyi teklif ettiler. Ancak sen onların bu tekliflerini kabul etmedin. Bu anlamdaki bir açıklamayı el-Hasen yapmıştır. (Âyet-i kerîmede kullanılan): "Hare ve haraç (mealde; ücret ve rızık)" kelimeleri aynı manadadır, ancak ifadede farklılık daha güzeldir. Bu açıklamayı da el-Ahfeş yapmıştır. Ebû Hatim der ki: Hare ön görülen mükâfat, harâc ise bağış demektir. el-Müberred de: Hare mastar, harâc ise isimdir, demektedir. en-Nadr b. Şumeyl der ki: Ben Ebû Amr b. el-A'la'ya hare ile harâc arasında ne fark vardır? diye sordum. Şu cevabı verdi: Harâc senin ödemen gereken şeydir, hare ise bağışladığın şeydir. Yine ondan nakledildiğine göre hare kişilerin boyun borcudur, harâc ise yerin borcudur. Birincisini es-Sa'lebt, ikincisini de el-Maverdî zikretmiştir. |
﴾ 72 ﴿