11Anası, kızkardeşine: "Git, onu İzle" dedi. Onlar farkında olmaksızın, onu uzaktan gözetledi. "Anası, kızkardeşine: Git onu izle, dedi." Yani Mûsa'nın annesi, Mûsa'nın kızkardeşine: Onun haberini öğrenmek üzere, onun izini takip et, dedi. Kızkardeşinin ismi İmrân kızı Meryem idi. Bu şekilde ismi Îsa (aleyhisselâm)'ın annesi Meryem'in ismi gibidir, bunu es-Süheylî ve es-Sa'lebî zikretmişlerdir. el-Maverdî ise ed-Dahhak'tan adının Kelseme olduğunu nakletmektedir. es-Süheylî de Külsûm demiştir. Bu da ez-Zübeyr b. Bekkâr'ın rivâyet ettiği bir hadiste varid olmuştur. Buna göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hatice (radıyallahü anha)'ya şöyle demiştir: "Yüce Allah'ın cennette bana seninle birlikte İmrân kızı Meryem'i, Mûsa'nın kızkardeşi Külsum'u ve Fir'avun'un hanımı Asiye'yi de eş vereceğini biliyor musun?" O: Bunu Allah mı sana bildirdi diye sorunca, Peygamber: "Evet" diye buyurdu. Bunun üzerine Hatice; Hayırlı, uğurlu ve bol nesilli olsun, diye dua etti. "Onlar farkında olmaksızın" Mûsa'yı aldıklarını görünceye kadar nehrin kıyısında yürüdüğünden dolayı onun kızkardeşi olduğunu farketmeksizin "onu uzaktan gözetledi." Buradaki; ın 'uzaktan" anlamına geldiğini Mücahid söylemiştir, "el-ecnebi: yabancı" kelimesi de buradan gelmektedir. Şair de şöyle demektedir: "Beni NâiPden uzakta tutarak mahrum etme, Çünkü ben çadırların ortasında bir yabancıyım." Bunun aslı: "Uzak yerden..." şeklindedir. İbn Abbâs dedi ki burada "Uzaktan" yan taraftan anlamındadır. Nitekim en-Numan b. Salim de; "Bir yandan" diye okumuştur. Özlemle, şevkle... diye de açıklanmıştır. Ebû Amr b. el-A'lâ'nın naklettiğine göre ise bu Cüzamlıların bir söyleyişidir. Onlar; "Seni özledim" derler. Bunun, kendisi ondan uzak kalarak, böylelikle hiçbir şekilde onun annesi olduğunu bilemedikleri anlamında olduğu da söylenmiştir, Katade dedi ki: Sanki onu istemiyormuşcasına bir tarafta oturup ona bakmaya koyuldu. O bu âyeti; "Bir taraftan kıyıdan, kenardan" diye "cim" harfini üstün, "nun" harfini de sakin olarak okurdu. |
﴾ 11 ﴿