12

Önceden Biz onun süt analarının memesini almamasını sağlamıştık. Bunun üzerine (kızkardeşi) dedi ki: "Sîzin için ona bakacak, hem de ona iyilikte bulunacak bir aile göstereyim mi?"

"Önceden Biz onun süt analarının memesini almamasını sağlamıştık."

Annesi ve kızkardeşinin gelişinden önce onun süt emmesini engellemiştik, demektir.

Süt emzirenler" kelimesi 'in çoğuludur. Çoğul olarak; kullanılırsa, bunun tekili dan gelir. Bu kelimenin vezni olan vezni çokluk anlatmak içindir. Müennes ile müzekkeri bir birinden ayırmak için de bunun sonuna ayrıca "te" (müenneslik "te"si) girmez. Çünkü bu iş fiil üzerinde cereyan etmemektedir. Bununla birlikte Çok süt emziren" denilecek olursa, buradaki "he" (yuvarlak te) mübalağa içindir. "Çokça çalgı çalan" anlamında; denilmesi gibi.

İbn Abbâs dedi ki: Ne kadar süt anne getirildiyse hiçbirisini kabul etmedi. Buradaki "haram kılma" (mealde; "almamasını sağlamak") men (engeller ve, alıkoyma) anlamında bir tahrimdir, şer'î anlamıyla bir tahrim değildir. Şair İmruu’l-Kays da şöyle demiştir;

"(Deven) beni yere yıkmak için dönüp durdu, ona vazgeç bu işten, dedim,

Çünkü senin beni yıkman, senin için haramdır (almayacak bir şeydir.)"

Kızkardeşi durumu görünce:

"Sizin İçin ona bakacak, hem de ona iyilikte bulunacak bir aile göstereyim mi?" dedi. Onlar: Nerden biliyorsun, sen onun ailesini biliyor olabilirsin, dediler. Kızkardeşi: Hayır fakat onlar hükümdarın sevinmesini çok arzu ederler ve ona süt annelik yapmayı isterler, diye cevap verdi.

es-Süddî ve İbn Cüreyc dediler ki: O;

"Hem de ona iyilikte bulunacak bir aile göstereyim mi" deyince, ona: Sen bu çocuğun ailesini biliyor olmalısın, haydi onları bize göster, dediler. O: Ben: Onlar hükümdara iyilikte bulunacaklar demek istemiştim dedi ve onlara Mûsa'nın annesini gösterdi. Onların emriyle Mûsa'nın annesine gidip onu yanlarına getirdi. Fir'avun ise şefkatinden dolayı bebeği eline almış, ağlamamasını sağlamaya çalışıyordu. Ancak Mûsa ağlayıp süt emmek istiyordu. Annesi gelince, bebeği ona verdi. Çocuk annesinin kokusunu alınca, memesini kabul etti.

İbn Zeyd dedi ki: Kızkardeşi bu sözleri söyleyince, ondan şüphelendiler. Bu sefer o: Onlar hükümdara iyilik yapmak isteyen kimselerdir, dedi.

Yine denildiğine göre kızkardeşi:

"Sîzin için ona bakacak, hem de... bir aile göstereyim mi?" deyince -ki bu arada memesini kabul edecek bir süt anne aramayı ısrarla sürdürüyorlardı-; Bu kim olabilir? diye sordular. Benim annem, dedi. Peki sütü var mı? diye sordular. Evet Harun'un sütü var dedi. -Ki Harun çocukların öldürülmediği yıl dünyaya gelmişti- Bu sefer Allah'a yemin olsun ki bu doğru söylüyor, dediler.

"Hem de ona iyilikte bulunacak bir aile" yani bu aile hem şefkatlidir, hem de iyilik sahibidir.

Rivâyete göre Mûsa, annesinin memesini kabul edince, annesine: Bu nasıl oldu da senden başka hiç kimsenin memesini kabul etmezken senin memeni kabul etti? diye sordular. Şöyle dedi; Ben kokusu hoş ve sütü güzel bir kadınım. Bana ne kadar çocuk getirildiyse, hemen hemen benden süt almıştır, diye cevap verdi.

Ebû İmrân el-Cevnî dedi ki: Fir'avun, Mûsa'nın annesine hergün bir dinar veriyordu. '

ez-Zemahşerî dedi ki: Çocuğuna süt emzirdiği için ücret alması onun için nasıl helal oldu, diye sorarsan, derim ki; O bunu süt emzirme ücreti olarak almıyordu. Bunu mubah kabul ederek harbî olan bir kimsenin malıdır diye alıyordu.

12 ﴿