16"Rabbim, gerçekten ben nefsime zulmettim. Onun için bana mağfiret eyle" dedi. O da ona mağfiret etti. Çünkü O, Gafûrdur, Rahîmdir. "Rabbim gerçekten ben nefsime zulmettim, onun için bana mağfiret eyle, dedi. O da ona mağfiret etti." Mûsa (aleyhisselâm) bir canın ölümüne sebeb teşkil eden o yumruğundan dolayı pişman oldu. Onun bu pişmanlığı Rabbinin ününde alçak gönüllülükle eğilmesine ve günahından ötürü Rabbinden mağfiret dilemesine itti. Katade dedi ki: Allah'a yemin olsun ki o, bu işten nasıl kurtulacağını bilmişti. Bunun için Allah'tan mağfiret diledi. O kendisine mağfiret edildiğini bilmekle birlikte, kendi aleyhine bu işi sayıp dökmeye devam etmiştir. Nihayet kıyâmet gününde de: Ben öldürmekle emrolunmadığım bir canı öldürdüm, diyecektir. O bunu kendi aleyhine bir günah olarak değerlendirmiş ve: "Rabbim gerçekten ben nefsime zulmettim. Onun için bana mağfiret eyle" diye buyurmuştur. Çünkü hiçbir peygamberin emrolunmadıkça öldürmemesi gerekir. Aynı şekilde peygamberler başkalarında bulunmayan korku ve şefkate sahiptirler. en-Nekkaş dedi ki; O Kıptî'ye öldürmek maksadıyla vurmadı ve kasti olarak öldürmedi. O, sadece zulmünü bertaraf etmek maksadıyla Kıptî'ye yumruk vurmuştu. (en-Nekkaş devamla) dedi ki: Denildiğine göre bu peygamberlikten önce olmuştur. Ka'b dedi ki: O sırada oniki yaşında idi. Bununla birlikte öldürmesi de hata yoluyla bir öldürme idi, çünkü yumruk çoğunlukla öldürmez. Müslim'in rivâyetine göre Salim b. Abdullah şöyle demiştir: Ey Irak ahalisi, sizler ne kadar çok küçük günahları soruyor ve aynı zamanda büyük günahları İşliyorsunuz. Ben babam Abdullah b. Ömer'i şöyle derken dinlemiştim: Ben Rasülullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı şöyle buyururken dinledim: "Fitne hiç şüphesiz buradan -bu arada doğu tarafına eliyle işaret etti- şu şeytanın iki boynuzunun çıktığı yerden gelecektir ve sizler birbirinizin boynunu vuracaksınız. Şunu bilin ki; Mûsa Fir'avun hanedanından öldürdüğü kişiyi hataen öldürmüştü. Yüce Allah ise şöyle buyurmaktadır: "Ve sen birisini öldürmüştün; ama yine de seni gamdan kurtardık ve seni deneyip mihnetten mihnete uğrattık." (Tâ-Hâ, 20/40) Müslim, IV, 2229. |
﴾ 16 ﴿