25Sonra onlardan birisi utana utana yürüyerek ona gelip: "Bize suladığının ücretini sana vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Onun yanına gelip kıssayı ona anlatınca: "Korkma! O zâlimler topluluğundan kurtuldun" dedi. 4- Hayalı Kadın ve Emin Erkek: Yüce Allah'ın: "Sonra onlardan birisi utana utana yürüyerek ona gelip..." âyetinde, bu açık ifadelerin delâlet ettiği bir ihtisar vardır. İbn Abbâs bunu şöylece takdir etmiştir: Bu iki kız babalarına hızlıca gittiler. Halbuki sulamadan geç gelmek adetleri idi. Babalarına kendileri için davarlarını sulayan adamın yaptıklarını anlattılar. O da kızlarından büyük olanına -küçük olanına da söylenmiştir- gidip kendisini yanına çağırmasını emretti. Bu âyet-i kerimede belirtildiği üzere ona geldi.,. Amr b. Meymûn dedi ki: Bu kız erkeklere karşı gelişi güzel davranan, çokça heryere girip çıkan birisi değildi. Yüzünü gömleğinin yeni ile örterek geldi, diye de söylenmiştir ki, bunu da Ömer b. el-Hattâb söylemiştir. Rivâyete göre bu kızlardan birisinin ismi Leyya, diğerinin ismi Safûriyâ olup, babalarının ismi da Yesrûn idi. Yesrûn ise Şuayb (aleyhisselâm)’ın kendisidir. Şuayb'ın kardeşinin oğlunun ismi olduğu ve Şuayb'ın da daha önceden ölmüş olduğu da söylenmiştir. Ancak çoğunluk bunların Şuayb (aleyhisselâm)'ın kızları olduğunu kabul etmektedir. Kur'ân'ın zahirinden anlaşılan da odur. Çünkü yüce Allah: "Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (peygamber gönderdik)" (el-A'raf. 80/5) diye buyurmaktadır. el-A'raf Sûresi'nde böyle buyurulduğu gibi, eş-Şuara Sûresi'nde de şöyle buyurulmaktadır: "Ashabu'l-Eyke peygamberleri yalanladılar. Hani Şuayb onlara... demişti," (eş-Şuara, 26/176-177) Katade dedi ki: Yüce Allah Şuayb'ı Ashabu’l-Eyke ile Medyenlilere peygamber olarak gönderdi. Babasının İsmi ile ilgili görüş ayrılıkları el-A'raf Sûresi'nde (belirtilen yerde) geçmiş bulunmaktadır. Rivâyete göre Mûsa (aleyhisselâm)'a, Şuayb (aleyhisselâm)'ın kızı haberi getirince, kalkıp onun arkasından yürüdü. Mûsa (aleyhisselâm)'ın bulunduğu yer ile babasının bulunduğu yer arasında üç millik bir mesafe vardı. Esen bir rüzgar üzerindeki elbiseyi vücuduna yapıştırdı ve vücudunun hatlarını gösterdi. Mûsa ona bakmaktan çekinerek: Sen arkama geç ve sesinle bana yolu göster, dedi. Bir diğer görüşe göre Mûsa (aleyhisselâm) baştan beri: Benim arkamdan gel, çünkü ben İbrani bir adamım, hanımlara arkadan bakmam ve yolun sağına mı soluna mı gidileceğini sen bana söyle, dedi, İşte kızın Mûsa (aleyhisselâm) hakkında emin olduğunu söylemesine sebeb budur. Bu açıklama İbn Abbâs'a aittir. Nihayet Mûsa kendisini davet edenin yanına ulaştı. Ona durumunu başından sonuna kadar anlattı. Bu şahıs: "Korkma! O zâlimler topluluğundan kurtuldun" diyerek onu teselli etti. Medyen, Fir'avun krallığının sınırları dışında idi. Önüne yemek getirdi, Mûsar Yemem dedi. Çünkü biz dinimizi yeryüzü dolu altın karşılığında dahi olsa satmayız. Şuayb: Bu senin bize davarları sulamanın bedeli değildir. Fakat misafirlerime ikram etmek, onlara yemek yedirmek benim ve benim atalarımın adetidir, deyince Mûsa yemek yedi. |
﴾ 25 ﴿