38

Fir'avun dedi ki: "Ey ileri gelenler, sizin benden başka ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Artık ey Hâmân, benim İçin çamura ateş yak. Bana yüksek bir kule yap! Olur ki Mûsa'nın ilâhının yanına çıkarım. Hem ben onu kesinlikle yalancılardan sanıyorum."

"Fir'avun dedi ki; Ey ileri gelenler, sizin benden başka ilâhınız olduğunu bilmiyorum." İbn Abbâs dedi ki: Bu sözü ile onun;

"Ben sizin en yüce rabbinizim." (en-Nâziât, 79/24) sözleri arasında kırk yıllık bir süre geçmiştir. Lanet olasıca Allah düşmanı yalan söylüyordu. Aksine o, bir Rabbinin olduğunu ve bu Rabbin kendisinin ve kavminin yaratıcısı olduğunu biliyordu:

"Yemin olsun sen onlara kendilerim kimin yarattığını sorarsan, elbette: 'Allah' diyeceklerdir." (ez-Zuhruf, 43/87)

"Fir'avun (devamla) dedi ki: Artık ey Haman, benîm İçin çamura ateş yak!" Yani sen benim için tuğla yap. Bu açıklama İbn Abbâs (radıyallahü anh)'dan nakledilmiştir. Katade dedi ki: O tuğla yapıp onunla bina yapan ilk kişidir.

Fir'avun veziri Haman'a bu şekilde bir kule yapmasını emredince Haman işçileri topladı. -Denildiğine göre bunlar, çeşitli hizmetlerde çalıştırılan işçiler ile ücretliler dışında, ellibin inşaat ustası idi.- Tuğlaların ve kirecin pişirilmesini, kerestelerin yayılmasını, çivilerin çakılmasını emretti. Onlar da binayı yapıp yükselttiler, Yüce Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günden o zamana kadar bu şekilde yüksek bir bina yapılmamıştı. Öyle ki binayı yapan kişi, binanın tepesinde ayakta dikilemiyordu. Nihayet yüce Allah bu bina sebebiyle onları fitneye düşürmek istedi. es-Süddînin naklettiğine göre Fir'avun damına çıktı ve semaya doğru bir ok attı. Attığı bu ok kendisine kanlara bulanmış olarak geri döndü. Bunun üzerine: Mûsa'nın İlahını öldürdüm, dedi. Rivâyet olunduğuna göre Fir'avun bu sözleri söyleyince, yüce Allah da Cebrâîl (aleyhisselâm)'i gönderdi ve o kuleye kanadıyla bir darbe indirdi, üç parçaya bölündü. Bir parçası Fir'avun'un askerleri üzerine düştü ve onlardan bir milyon kişi öldü. Bir parçası denize düştü, bir parçası da batı tarafına düştü. Bu kulenin yapımında herhangi bir iş yapmış olan herkes helâk oldu. Bunun ne kadar sahih olduğunu ancak Allah bilir.

"Hem ben onu kesinlikle yalancılardan sanıyorum." Burada "zan (sanmak)" şüphe etmek anlamındadır. Böylelikle o şüphe üzere küfre girmiş oluyordu. Çünkü o, sağlam fıtrat sahibi İçin herhangi bir kapalı nokta bırakmayan apaçık belgeler görmüş idi.

38 ﴿