45Fakat Biz, çeşitli nesiller yarattık da onların ömürleri uzadıkça uzadı. Hem sen Medyenliler arasında kalan değildin ki, âyetlerimizi onlara okuyasın. Fakat gönderenler gerçekten Bizleriz. "Fakat Biz" Mûsa'dan sonra "çeşitli nesiller yarattık da onların ömürleri uzadıkça uzadı." Öyle ki onlar Allah'ın zikrini yani ahdini ve emrini unuttular. Bunun bir benzeri de yüce Allah'ın: "Üzerlerinden uzun bir zaman geçti diye kalpleri katılaşmış bulunanlar..." (el-Hadid, 57/16) âyetidir. Bu âyetin zahiri şunu gerektirmektedir: O dönemde de bizim peygamberimizden söz edilmiş, yüce Allah'ın onu peygamber olarak göndereceği belirtilmiştir. Fakat aradan uzun bir süre geçip kalplerin katılaşması yaygın bir hal alınca onlar bu hususu unuttular. Şöyle de açıklanmıştır: Biz Mûsa'ya kitabı verdik ve onun kavmi hakkında ahitler aldık. Sonra aradan geçen bu süre uzayınca küfre saptılar. Nihayet Muhammed'i dinî yenileyici ve insanları ona davet edici olarak gönderdik. "Ve sen Medyenliler arasında kalan" Mûsa ile Şuayb'in aralarında ikamet ettiği gibi ikamet eden "değildin ki..." el-Accâc ("kalan, ikamet eden" anlamındaki lâfzı kullanarak) şöyle demiştir: "Kalan kimsenin girdiği yerde geceyi geceledi." İkamet eden misafirin... demektir. "Âyetlerimizi onlara okuyasın" Allah'ın mükâfat vaİsmi ile azâb tehdidini onlara hatırlatasın. "Fakat gönderenler gerçekten Bizleriz." Yani Biz de seni Mekkeliler arasında peygamber gönderdik ve sana içinde bu haberlerin bulunduğu bir kitap verdik. Eğer bu olmasaydı senin bunları bilmene imkân olmazdı. |
﴾ 45 ﴿