61

Acaba kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz -ki o elbette onunla karşılaşacaktır- bir kimse dünya hayatında kendisine geçimlik verdiğimiz, bundan sonra da kıyâmet gününde huzura getirilecek olan kimse gibi midir?

"Acaba kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz" yani cenneti ve içindeki mükâfatları vaadettiğimiz "-ki o elbette onunla karşılaşacaktır- bir kimse, dünya hayatında kendisine geçimlik verdiğimiz" dünyadan istediklerinin bir bolümü kendisine verilmiş olan

"bundan sonra da kıyâmet gününde" cehennem ateşinde

"huzura getirilecek olan kimse gibi midir?" Bu âyetin bir benzeri de şu âyet-i kerimedir:

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı ben de (cehennemde) hazır edilenlerden olurdum." (es-Sâffât, 37/57)

İbn Abbâs dedi ki; Bu âyet-i kerîme Hamza b. Abdu'l-Muttalib ile Ebû Cehil b. Hişam hakkında inmiştir. Mücahid de dedi ki: Bu âyet-i kerîme Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile Ebû Cehil hakkında inmiştir. Muhammed b. Ka'b da bu âyet-i kerîme Hamza ve Ali ile Ebû Cehil ve Umâre b. el-Velid hakkında inmiştir, demiştir. Âyetin Ammâr ile el-Velid b. el-Muğîre hakkında indiği de söylenmiştir. Bunu da es-Süddt demiştir.

el-Kuşeyrî dedi ki: Sahih olan ise bu âyet-i kerimenin genel olarak mü’minler ve kâfirler hakkında nazil olduğudur.

es-Sa'lebî dedi ki: Özetle bu âyet-i kerîme, dünya hayatında afiyet, sağlık ve zenginlik gibi nimetlerle faydalandırılmış, âhirette de cehennem ateşine atılacak herbir kâfir ile yüce Allah'ın vaadine güvenerek dünya hayatında belâya sabreden ve âhirette kendisine cennet verilecek olan her mü’min hakkında inmiştir.

61 ﴿