85Sana Kur'ân'ı farz kılan (Allah) elbette seni bir dönüş yerine geri çeviricidir. De ki: "Rabbim, hidayette geleni ve apaçık sapıklıkta olanı daha İyi bilir." "Sana Kur'ân'ı farz kılan (Allah) elbette seni bir dönüş yerine geri çeviricidir." âyeti ile yüce Allah bu sûreyi, Peygamberi Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'a, düşmanlarını kahretmiş olarak tekrar onu Mekke'ye geri döndüreceği müjdesi ile bitirmektedir. Bu âyetle ona cennetlik olduğu müjdesi verilmektedrir, diye de söylenmiştir. Ancak birinci görüşü kabul edenler daha çoktur. Bu Cabir b. Abdullah, İbn Abbâs, Mücahid ve başkalarının görüşüdür. el-Kutebî dedi ki: Kişinin "dönüş yeri" onun beldesidir. Çünkü kişi oradan ayrılır, sonra tekrar geri döner. Mukâtil dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) takib edilir korkusuyla mağaradan geceleyin Medine'ye muhacir olarak ve Medine'ye giden yoldan başka bir yolu izleyerek çıktı. Medine'ye giden yola dönüp de el-Cuhfe'ye ulaşınca Mekke'ye giden yolu tanıdı, ona özlem duydu. Bunun üzerine Cebrâîl ona dedi ki; Muhakkak Allah: "Sana Kur'ân'ı farz kılan, elbette seni bir dönüş yerine geri çeviricidir" diye buyuruyor. Mekke'ye -ona karşı üstünlük sağlamış olarak- seni geri çeviricidir, demektir. İbn Abbâs dedi ki: Bu âyet-i kerîme el-Cuhre'de inmiştir. Ne Mekki'dir, ne de Medeni. Saîd b. Cübeyr de İbn Abbâs'tan: "Bir dönüş yeri"nden kasıt ölümdür, dediğini rivâyet etmektedir. Yine Mücahid'den, İkrime, ez-Zührî ve el-Hasen'den şöyle dedikleri rivâyet edilmiştir: Bu, şüphesiz seni kıyâmet gününe döndürecektir, demektir. ez-Zeccâc'ın tercih ettiği açıklama da budur. Mesela; "Benim ile senin aranda (hüküm) dönüş yerinde (mead'de) verilsin" denilir ki kıyâmet günü verilsin demektir. Çünkü insanlar o günde canlı olarak döneceklerdir. "Farz kılan" İndiren anlamındadır. Yine Mücahid'den, Ebû Malik ve Ebû Salih'ten "dönüş yerine" âyetinin cennete diye açıkladıkları nakledilmiştir. Bu aynı zamanda Ebû Said el-Hudrî ve yine İbn Abbâs'ın da görüşüdür. Çünkü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) İsra gecesi cennete girmişti. Çünkü babası Âdem de oradan çıkartılmıştı diye de açıklanmıştır. "De ki: Rabbim hidayetle geleni ve apaçık sapıklıkta olanı daha iyi bilir." Yani Mekke kâfirleri sana: Şüphesiz ki sen apaçık bir sapıklıktasın diyecek olurlarsa, sen de onlara; "Rabbim hidayetle geleni ve apaçık sapıklıkta olanı daha iyi bilir." O ben miyim yoksa siz misiniz? de. |
﴾ 85 ﴿