13

Yemin olsun onlar hem kendi yüklerini taşıyacaklar, hem de kendi yukleriyle birlikte başka yükleri de yükleneceklerdir. Hiç şüphesiz yaptıkları iftiralardan kıyâmet gününde muhakkak sorumlu tutulacaklardır.

"Yemin olsun onlar hem kendi yüklerini taşıyacaklar, hem de kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşıyacaklardır." Yani bunların hasenatları bittikten sonra, zulmettikleri kimselerin günahlarından bunlara yükletilecektir. Bu anlamdaki bir hadis Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan rivâyet edilmiş olup Âl-i İmrân Sûresi'nde (3/161. âyet, 2. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. Ebû Umame el-Bahilî dedi ki: "Kıyâmet gününde bir adam, iyilikleri pek çok olduğu halde, getirilir. Hasenatı sona erinceye kadar onun iyiliklerinden (başkalarına yaptıkları kötülükleri) takas edilir. Sonra yine ondan hak istemeler devam eder. Bunun üzerine aziz ve celil Allah şöyle buyurur: Kuluma (iyiliklerinden) takas yapınız. Melekler: Onun hiçbir iyiliği kalmadı, derler. Bu sefer: Zulme uğrayanın kötülüklerinden alınız, bunun üzerine bırakınız." diye buyurur. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) daha sonra yüce Allah'ın:

"Yemin olsun onlar hem kendi yüklerini taşıyacaklar, hem de kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler" âyetini okudu. Aynı manada Peygamber Efendimize merfu' bir hadis olarak: Tirmizî, IV, 6132

Katade dedi ki: Herhangi bir sapıklığa çağıran kimse, hem o sapıklığın günahını yüklenir, hem de onunla amel edenin günahını. Bununla birlikte hiçbirisinin günahından da bir şey eksiltilmiş olmaz. Bunun bir benzeri de: yüce Allah'ın şu âyetidir:

"Onlar (böylelikle) kıyâmet gününde kendilerinin yüklerini tamamen yüklendikten başka bilgisizce saptırdıkları kimselerin yüklerinden bir kısmım da yükleneceklerdir." (en-Nahl, 16/25)

Bunun bir benzeri de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın şu âyetidir: "Kim İslam'da kötü bir yol açacak olursa, o kötü yolun günahı ve ondan sonra da onunla amel edeceklerin günahı onun üzerinedir. Bununla birlikte hiçbirinin günahından da bir şey eksiltilmeyecektir." Müslim, II, 705, IV, 2059; Tirmizî, V, 143; İbn Mâce, I, 75; Müsned, II, 504, IV, 358. 360. Bu, Ebû Hüreyre ve başkaları tarafından rivâyet edilmiş bir hadistir.

el-Hasen dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Kim bir hidayete çağırır da bu yol üzere ona tabi olunur ve gereğince amel olunursa, ona tabi olanların ecirleri gibi ona da verilir. Bu durunn ise onlardan hiçbirisinin ecirlerini eksiltmez. Kim de bir sapıklığa çağırır da bu hususta ona uyulur ve ondan sonra da onunla amelde bulunulursa ona tabi olan kimseler arasından o husus ile amel edenlerin günahlarının bir benzeri de ona verilir ve bu, onlardan hiçbirisinin günahından bir şey eksiltmez." el-Hasen daha sonra:

"Yemin olsun onlar hem kendi yüklerini taşıyacaklar, hem de kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yükleneceklerdir" âyetini okudu.

Derim ki: Bu mürsel bir rivâyettir. Müslim tarafından rivâyet edilen Ebû Hüreyre hadisinin manası da budur. Enes b. Malik'in Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'tan rivâyet ettiği hadisin ifadeleri de şöyledir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Herhangi bir davetçi bir sapıklığa çağırır ve bu hususta ona tabi olunursa, ona kendisine tabi olanların günahlarının benzeri yazılır ve onların günahlarından da hiçbir şey eksiltilmez. Her kim hidayete çağırır da ona tabi olunursa, ona tabi olan kimselerin ecirlerinin bir benzeri onun için de vardır ve onların ecirlerinden hiçbir şey eksiltilmez." Bunu İbn Mâce, Sünere'inde rivâyet etmiştir İbn Mâce, I. 75 Bu hususta Ebû Cuhayfe ve Cerir'den de rivâyetler gelmiştir.

Şöyle de denilmiştir: Burada maksat, zâlimlere yardımcı olanlardır. Maksadın bid'atleri üzere kendilerine tabi olunan bid'at sahipleri olduğu söylendiği gibi, kendilerinden sonra gelenler onunla amel edecek olurlarsa sonradan ortaya çıkmış sünnetler (bid'at yollar) ihdas edenlerdir de söylenmiştir. Mana birbirine yakındır, hadis bunların hepsini kapsamına almaktadır.

13 ﴿