25

Dedi ki: "Siz ancak dünya hayatında kendi aranızda bir dostluk için Allah'tan başka bir takım putlar edindiniz. Sonra Kıyâmet gününde kiminiz, kiminizi red ve inkâr edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir. Yeriniz de cehennemdir, yardımcılarınız da yoktur."

İbrahim

"dedi ki; Siz ancak dünya hayatında kendi aranızda bir dostluk için Allah'tan başka bir takım putları edindiniz." Hafs ve Hamza

"Kendi aranızda dostluk için" diye okumuşlardır. İbn Kesîr, Ebû Amr ve el-Kisaî ise diye okumuşlar, el-A'şa, Ebubekir'den, o da Âsım, İbn Vessâb ve el-A'meş'den;diye, diğerleri ise; şeklinde okumuşlardır.

İbn Kesîr'in kıraati üç türlü açıklanabilir. ez-Zeccâc bunlardan ikisini zikretmiştir.

1- "Dostluk" kelimesi, 'in haberi olarak merfu gelmiş olup da, anlamında ism-i mevsuldür. İfadenin takdiri de şöyle olur: Sizin Allah'tan başka put edindikleriniz aranızdaki sevgidir.

2- Bir mübtedâ takdir edilmiş olur, o da; "İşte o... bir dostluktur" yahutta; İşte bu aranızdaki dostluktur," şeklinde olur. Âyetin anlamı da: Sizin ilâhlarınız yahutta sizin topluluğunuz kendi aranızdaki bir dostluk(dan ibaret)dir.

İbnu'l-Enbarî dedi ki: "İşte bu aranızdaki sevgidir, dostluktur" takdiri ile "dostluk" anlamındaki lâfzı merfu okuyanlar İçin "Putları" anlamındaki lâfız üzerinde güzel bir vakıftır. "Dostluk" anlamındaki lâfzı ( âl)’in haberi olarak merfu okuyanlar ise vakıf yapmazlar.

3- ez-Zeccâc'ın sözünü etmediği üçüncü şekle gelince, "dostluk" anlamındaki lâfız mübtedâ olarak merfû' "dünya hayatında" lâfzı da onun haberi olur. "Dostluk" anlamındaki lâfzın "aranızdaki" lâfza izafe yapılmasına gelince, o takdirde "aranızda" lâfzı zarf değil, isim kabul edilmiş olur. Nahivciler ise bu gibi haller hakkında tevsi'an (genişleterek) bunu mef'ûl kabul etmiştir, derler.

Sîbeveyh de; "Ey bu gece ev ahalisinden hırsızlık yapan kişi!" ifadesinin kullanıldığını nakletmiştir. Zarf olarak ona muzaf yapılması ise câiz değildir. Bunun sebebini zikretmenin yeri ise burası değildir.

"Dostluk" lâfzını merfu ve tenvinli olarak okuyanlara gelince, az Önce belirtilen anlamda kullanmış olur. "Aranızda" anlamındaki lâfzı da nasb ile zarf olarak okumuş olur.

"Dostluk" lâfzını tenvinsiz olarak nasb edenlerin kıraatine göre ise; bunu "edinme" fiilinin mef'ûlü olarak nasb etmiş ve "Ancak" edatını tek bir edat olarak kabul edip bunu; anlamında ism-i mevsul kabul etmemiştir. Bununla birlikte "dostluk" anlamındaki lâfzın mef'ûlün leh olmak üzere nasb edilmesi de mümkündür. (Mealde olduğu gibi.) Bu da bir kimsenin; "Hayır aramak için yanına geldim" ve; "Filana olana olan sevgim dolayısıyla gittim" demeye benzer. "Aranızda" lâfzı da cer ile okunur.

"Dostluk"u tenvin ile ve nasb ile okuyanlara gelince, az önce belirtilen sebep dolayısıyla böyle okumuşlardır. "Aranızda" lâfzını iseizafetsizolarak nasb ile okurlar. İbnu'l-Enbari dedi ki: Aranızda bir dostluk için" diye okuyanlar ile; "Bir dostluk için" diye okuyanlar "putları" anlamındaki lâfız üzerinde vakıf yapmaz "dünya hayatında" lâfızları üzerinde vakıf yapar. Âyetin anlamı da şöyle olur: Sizler putları onlar dolayısıyla dünya hayatında birbirinize sevgi beslemek ve onlara ibadet etmek için ortaya koymuşsunuz, edinmişsiniz.

"Sonra kıyâmet gününde kiminiz, kiminizi red ve İnkâr edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir." Putlar kendilerine ibadet edenlerden uzaklıklarını bildirecekler. İleri gelenler diğerleriyle İlişkilerinin bulunmadığını söyleyeceklerdir. Yüce Allah'ın şu âyetinde olduğu gibi:

"O günde dostlar birbirlerine düşmandır. Takva sahipleri müstesna." (ez-Zuhruf, 43/67)

"Yeriniz de cehennemdir." Bu, ileri gelenleriyle, onlara uyanlarıyla, bütün puta tapıcılara yönelik bir hitabtır. Putların da bunun kapsamına girdiği de söylenmiştir. Yüce Allah'ın:

"Gerçekten siz de, Allah'tan başka taptıklarınız da cehennemin odunusunuz" (el-Enbiya, 21/98) âyetinde olduğu gibi.

25 ﴿