39Karun'u, Fir'avun'u ve Hâmân'ı da (helâk ettik.) Yemin olsun ki Mûsa onlara apaçık belgelerle gelmişti de onlar o yerde büyüklendiler. Halbuki onlar ileriye geçip kurtulamadılar. "Karun'u, Fir'avun'u ve Hâmân'ı da" âyeti hakkında el-Kisaî dedi ki: Dilersen bu da (bir önceki âyette olduğu gibi) Âd ve Semûd'a atfedilmiş olabilir ki bundaki açıklamalar burada da sözkonusudur. Arzu edilirse bunu "... onları yoldan alıkoydu" âyetine atfedilmiş kabul edilebilir. Karun'u, Fir'avun'u ve Hâmân'ı da doğru yoldan alıkoydu, demek olur. Bunlara peygamberler geldikten sonra, Biz bunları da helâk ettik, diye de açıklanmıştır. "Onlar da o yerde" hakka ve yüce Allah'a İbadete karşı "büyüklendiler." "Halbuki onlar İleri geçip kurtulamadılar." Bir açıklamaya göre onlar küfürde ileri geçenler (öncelikle kâfir olanlar) değillerdi. Onlardan önce küfre sapmış pek çok nesiller vardı ve Biz onları helâk etmiştik Buna göre bu kısmın meali: "Bunlar (bu büyüklerime işini) ilk yapan kimseler değil-, drdiye yapılabilir. |
﴾ 39 ﴿