67

Çevrelerinde insanların zorla kapılıp götürülmesine rağmen, kendilerine güvenli kutsal bir belde yaptığımızı görmezler mi? Bundan sonra bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

"Çevrelerinde... kendilerine güvenli kutsal bir belde yaptığımızı görmezler mi?" Abdu'r-Rahmân b. Zeyd dedi ki: Bu belde Mekke'dir. Kendilerinden söz edilenler de Kureyş'tir. Yüce Allah orada kendilerini güvenlik içinde barındırmıştır.

"Çevrelerinde insanların zorla kapılıp götürülmesine rağmen" âyeti hakkında ed-Dahhak şöyle demiştir: İnsanlar birbirlerini öldürüyor, birbirlerini esir alıyorlardı.

Kapıp götürmek, hızlıca almak, yakalamak" demektir. Buna dair açıklamalar daha önceden el-Kasas Sûresi'nde (28/57. âyetin tefsirinde) ve başka yerlerde geçmiş bulunmaktadır.

Yüce Allah, onlara kendisine itaatla boyun eğsinler diye bu büyük nimeti hatırlatmaktadır. Yani Ben onlara esir alınmaktan, baskınlardan, öldürülmekten yana içinde emin oldukları güvenlikli bir belde kıldım. Onları denizde tehlikelerden kurtardığım gibi, karada da kurtardım. Fakat onlar karada Bana ortak koşuyorlar, denizde ortak koşmuyorlar. Bu ise onların bu hallerindeki çelişkinin hayret edilecek bir iş olduğuna dikkat çekmektir.

"Bundan sonra batıla inanıp" Katade şirke inanıp Yahya b. Sellam İblis'e inanıp diye açıklamışlardır.

"Allah'ta nimetine nankörlük mü ediyorlar?" İbn Abbâs dedi ki: Allah'ın verdiği afiyete karşı nankörlük mü ediyorlar? İbn Şecere, Allah'ın bağış ve lütuflarına karşı mı nankörlük ediyorlar? diye açıklamış. İbn Sellam da: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın getirmiş olduğu hidayete karşı mı nankörlük ediyorlar? diye açıklamışlardır. en-Nekkaş da şu açıklamayı nakletmektedir: Bunlar açken onlara yemek yedirmemize, korkudan sonra onlara güvenlik vermemize karşı mı nankörlük ediyorlar? Bu onların hallerinin hayret edilecek bir iş olduğunu ifade eder ve soru şeklinde bir inkâr (durumlarını rcd)dir.

67 ﴿