7

Kâfirler dediler ki: "Siz çürüyüp paramparça olduktan sonra muhakkak yeniden yaratılırsınız diye, size haber veren bir adamı gösterelim mi size?"

"Kâfirler dediler ki... bir adamı gösterelim mi size?" âyetinde geçen;

"Gösterelim mi size?" âyetinde "lâm" harfi, mahreç itibariyle yakınlığı dolayısıyla "nun" harfine idgam yapılabilir.

"Siz çürüyüp paramparça olduktan sonra" ifadesi

"kıyâmet bize gelmeyecek" (Sebe', 34/3) diyen kimselerin söyledikleri sözü haber vermektedir. Biz sizlere... haber veren bir adamı gösterelim mi demektir. Bununla şunu söylemek istiyorlar: Sizlere, siz kabirlerde çürüyüp gittikten sonra muhakkak diriltileceksiniz, diye size söyleyecek birisini gösterelim mi? Bu ise onların aşın inkârları dolayısıyla söyledikleri bir sözdür.

ez-Zemahşerî şöyle demektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Kureyşliler arasında ünlü ve özellikle tanınan bir kimseydi. Onun öldükten sonra dirilişi haber vermesi de aralarında yaygın bir husustu. Peki onların:

"... diye size haber veren bir adamı gösterelim mi size" diyerek

"bir adam" deyip onu belirtisiz bir şahsiyet olarak zikretmelerinin ve muhatablarına böyle bir kimseyi -tıpkı bilinmeyen bir husus hakkında bilinmeyen bir kimsenin gösterilmesi gibi- onu göstermeyi teklif etmelerinin sebebi nedir? diye sorulursa, cevabımız şu olur:

Onlar bu sözleriyle onunla alay etmek, onu küçümsemek istiyorlardı. Böylelikle onun söylediklerini onu ve durumunu bilmezlikten gelerek gülmek ve oyalanmak kastı ile söylenen birtakım nakiller seviyesine indirgemiş oldular.

"Sonra" nasb mahallinde olup bundaki amil:

"Siz çürüyüp paramparça olduktan..." lâfzıdır. Bu açıklamayı en-Nehhâs yapmıştır. Bu edatta âmilin "size haber veren" anlamındaki âyet olması uygun değildir. Çünkü onlara bu işin gerçekleşeceği vakti haber vermemektedir. Ayrıca bunda: "Muhakkak"dan sonraki ifadelerin amil olması da câiz değildir. Zira ondan sonraki ifadeler ma kablinde (öncesine) amel edemez. Ayrıca ondan sonraki ifadenin daha önce gelmesi ve ma'mülünün de önüne geçmesi uygun değildir. ez-Zeccâc burada âmilin mahzuf olmasını câiz görmektedir. Buna göre ifade: Siz çürüyüp paramparça olduktan sonra diriltileceksiniz yahut paramparça olduktan sonra sizin diriltileceğinizi size haber verecek... takdirindedir.

el-Mehdevî dedi ki: Bunda "siz çürüyüp paramparça olduktan" âyeti amel etmez. Çünkü bu ona ("sonra" anlamını verdiğimiz edata) izafe olunmuştur. Muzafu'n-ileyh ise muzafta amel etmez.

Bazıları edatın şart edatı olabileceğini söylemişlerdir. O takdirde ondan sonra gelen ifadeler onda amel edebilir, çünkü sonraki ifadeler ona izafe edilmiş olmaz. Bu edatın şart edatı olarak kullanılması ise çoğunlukla şiirde görülen bir husustur.

"Siz çürüyüp paramparça olduktan sonra" âyeti alabildiğine parçalanıp dağıldıktan sonra demektir. "Eşyayı delik deşik etmek" demektir. Mesela: "Paramparça olmuş (edilmiş) bir kumaş (elbise)" denilir.

7 ﴿