17İşte nankörlük etmeleri sebebiyle Biz onları böyle cezalandırdık. Zaten Biz nankörlük edenlerden başkasını cezalandırır mıyız ki? "İşte nankörlük etmeleri sebebiyle Biz onları böyle cezalandırdık." Yani bu değiştirme onların nankörlük ve küfürlerinin bir cezasıdır. Buradaki "İşte" nasb mahallindedir. Yani nankörlükleri sebebiyle onları böylece cezalandırdık. "Zaten Biz nankörlük edenlerden başkasını cezalandırır mıyız ki?" âyetinin "cezalandırırız" anlamındaki lâfzı genel olarak: "Cezalandırılır" diye ötreli bir "ye" ve üstün bir "ze" ile buna karşılık: "Nankörlük eden" lâfzı ise naib-i fail olarak merfu okunmuştur Bu okuyuşa göre anlamı: "Zaten nankörlük edenden başkası mı cezalandırılır" şeklinde olur. Yakub, Hafs, Hamza ve el-Kisaî ise "nun" ve "ze" harfini de esreli olarak: " Cezalandırırız" şeklinde buna karşılık; "Nankörlük edenleri" diye nasb ile okumuşlardır. Ebû Ubeyd ile Ebû Hatim bu kıraati tercih etmiş olup şöyle demişlerdir: Çünkü bundan öncesi "İşte Biz onları böyle cezalandırdık" şeklinde olup "cezalandırıldılar" diye buyurmamıştır. en-Nehhâs da şöyle demektedir: Bu hususta genişlik vardır, mana da gayet açıktır. Şayet bir kimse: "Yüce Allah, Âdem (aleyhisselâm)'ı çamurdan yarattı" bir diğeri de: "Âdem çamurdan yaratıldı" diyecek olursa, her iki mana da birdir. Bu Sûredeki En Zor Mesele: Cezalandırmanın Çokça Nankörlük Edene Tahsis Edilmesinin Sebebi: Bu âyette öyle bir soru vardır ki; bu sûrede ondan daha ağırı yoktur. O da şu şekildeki sorudur: Yüce Allah niçin masiyet sahiplerini sözkonusu etmeyip cezalandırmayı özellikle nankörlük edenlere tahsis etmiştir. İlim adamları bu konuda açıklamalarda bulunmuşlardır. Bir kesim şöyle demiştir: Bu şekilde kökten imha ve helâk etme cezası, ancak kâfirlere verilir. Mücahid de: Buradaki cezalandırma suça karşı verilen ceza anlamındadır. Çünkü mü’minin günahlarını yüce Allah affeder, kâfir ise yapmış olduğu her kötülüğün cezasını görecektir. Mü’mine amelinin karşılığı verilir, fakat o mükâfat gördüğü için kötülüklerinin hepsinin cezası verilmez. Tavus dedi ki: Burada sözkonusu edilen, hesapta münakaşa (inceden inceye sorguya çekme)dir. Mü’min ise hesab esnasında inceden inceye sorgulanmaz. Kutrub bunun aksini söylemekte ve bunun kâfirlerin dışında günahkâr kimseler hakkında olduğunu belirterek şöyle demektedir: Bu nimetlere karşı nankörlük edip büyük günah işleyenler hakkındadır. en-Nehhâs da şöyle demektedir: Bu âyet-i kerîme hakkında söylenen en uygun ve yapılan en değerli rivâyet el-Hasen'in: Herbir işe misliyle karşılık verilir, şeklindeki açıklamasıdır. Âişe (radıyallahü anha)'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı şöyle buyururken dinledim: "Hesaba çekilen kimse helâk oldu demektir." Ben: Ey Allah'ın Peygamberi, ya yüce Allah'ın: "O kolay bir hesab ile hesaba çekilecek." (el-İnşikak, 84/8) âyeti nerede kaldı? diye sordum, şöyle buyurdu: "Orada sözü edilen arzdır. Hesabta inceden inceye sorgulanan kişi helâk oldu demektir. " Buhârî, I, 51, IV, 1885, V, 2394; Müslim, IV, 2204, 2205; Tirmizî, IV, 617, V, 435; Ebû Dâvûd, III, 184; Müsned, VI, 47, 91, 108, 127. Bu hadisin isnadı sahihtir, açıklaması da şöyledir: Kâfire amellerinin mükâfatı da verilir. Amelleri dolayısıyla hesaba da çekilir. İşlemiş olduğu hayırlı ameller boşa çıkartılır. Bunu da yüce Allah'ın birincisi hakkında: "İşte nankörlük etmeleri sebebiyle Biz onları böyle cezalandırdık" âyeti ile ikincileri hakkındaki: "Zaten nankörlük edenden başkası mı cezalandırılır?" âyeti açıklamaktadır. "Cezalandırılır"ın anlamı ise işlemiş olduğu herbir amelin mükâfatının verilmesi "onları cezalandırdık" ise onların hakettiklerini eksiksiz verdik, demektir. Sözlükteki gerçek anlamı bu şekildedir. Mecazen birincisi, ikincisinin anlamında kullanılıyor olsa dahi bu, böyledir. |
﴾ 17 ﴿