19Dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz sizinle birliktedir. Size öğüt verilirse de mi? Hayır, siz haddi aşan bir topluluksunuz." Bunun üzerine elçiler "dediler ki: Sizin uğursuzluğunuz sizinle birliktedir." Yani hayır ve şer türünden payınız ne ise sizinle beraberdir ve yakanızı bırakmaz. Yoksa bu durumunuz bizim uğursuzluğumuzdan ötürü değildir. Bu anlamdaki açıklamayı ed-Dahhak yapmıştır. Katade de: Amelleriniz sizinle birliktedir diye açıklarken, İbn Abbâs: Rızıklar ve kaderler size tabidir, sizden ayrılmaz anlamındadır, diye açıklamıştır. el-Ferrâ'' da: "Sizin uğursuzluğunuz sizinle birliktedir" âyetini, rızkınız ve ameliniz sizinle beraberdir, diye açıklamıştır ki, anlam birdir. "sizin uğursuzluğunuz" âyetini el-Hasen, diye okumuştur ki, "sizin uğursuz olarak bellemeniz" demek olur. "Size öğüt verilirse de mi?" Katade'nin açıklamasına göre size öğüt verilirse de mi yine uğursuz mu belleyeceksiniz, demektir. "se mi" âyetinde dokuz türlü okuyuş vardır. Medineliler ikinci hemzeyi hafifleterek; diye okurken, Kûfeliler her iki hemzeyi tahkik ile; diye okumuşlardır. Üçüncü şekil, aralarına "elif" sokulmak suretiyle iki hemzeli; şeklindeki okuyuştur. Bu "elif" arka arkaya iki hemze gelmesin diye sokulmuştur. Dördüncü şekil dır. Burada ilk hemzeden sonra bir "elif", "eliften sonra da hafifletilmiş bir hemze yer almıştır. Beşinci okuyuş ise; şeklinde, aralarında "elifin yer aldığı üstün iki hemze iledir. Altıncı okuyuş şekli ise diye üstün ve tahkikli iki hemze iledir. el-Ferrâ'nın naklettiğine göre bu kıraat Ebû Rezin (ya da Ruzeyn)'in kıraatidir. Derim ki: es-Sa'lebî de bu kıraati Zir b. Hubeyş ile İbn es-Semeyka'dan nakletmiştir. Îsa b. Ömer ile Hasan-ı Basri; "Dediler ki: Size nerede öğüt verilirse, sizin uğursuzluğunuz da sizinle birliktedir" diye okumuştur. Yezid b. el-Ka'ka' ile el-Hasen ve Talha da: "Size öğüt verilirse" anlamındaki lâfzı "kef" harfini şeddesiz olarak; diye okumuştur. Bütün bu okuyuşları en-Nehhâs zikretmiş bulunmaktadır. el-Mehdevî de Talha b. Mûsarrif ile Îsa el-Hemezanî'den hemzeyi med ile; diye okuduklarını nakletmektedir. Buna göre istifham (soru) hemzesi üstün olan bir hemzeden önce gelmiş (ve ikisi med olmuş)dır. el-Macişun: " Size öğüt verildi diye" anlamında üstün tek bir hemze ile okumuştur. İşte bunlar toplam dokuz kıraat etmektedir. İbn Hürmüz: "Sizin uğursuzluğunuz sizinle birliktedir" anlamını veren âyeti; "Kuşunuz (ameliniz, takdiriniz) sizinle birliktedir"den sonra; diye okur ki; size öğüt verildi diye mi (böyle yapıyorsunuz)? anlamındadır ve bu yeni bir ifade başlangıcıdır. Yani size öğüt verilecek olursa, siz bunu uğursuzluk kabul ediyorsunuz. Bir açıklamaya göre, onlar herbir peygamber kavmini davet ettiğinde onun davetini kabul etmediklerinden sonunda helâk edildiklerini öğrenince, bunun uğursuzluğundan korktular. "Hayır, siz haddi aşan bir topluluksunuz." Katade dedi ki: Bu şekilde uğursuz bellemekle haddi aşmış oluyorsunuz. Yahya b. Sellam ise küfre sapmakla haddi aşıyorsunuz, diye açıklamıştır. İbn Bahr der ki: Burada haddi aşmak (şeref), fesad ve bozgunculuk anlamındadır. Hayır siz fesad çıkartan, bozgunculuk yapan bir topluluksunuz, demektir. Haddi aşan (müsrif) bir topluluksunuz, şirk koşanlarsınız, diye de açıklanmıştır. İsraf, haddi aşmaktır, müşrik de haddi aşan bir kimsedir. |
﴾ 19 ﴿