46İçenlere lezzet veren beyaz (parlak) kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır onlara. "İçenlere lezzet veren beyaz (parlak) kaynaktan doldurulmuş şaraptan" Mealin akışına uygunluk zarureti dolayısıyla Tefsir açıklamalarında da belli bir takdim tehir yapılmıştır. âyetindeki "beyaz" bardağın sıfatıdır. Şarabın sıfatı olduğu da söylenmiştir. el-Hasen dedi ki: Cennet şarabı sütten daha beyaz olacaktır. "Lezzet veren" lâfzı hakkında ez-Zeccâc şöyle demiştir: Bu: "Lezzetli" demek olup muzaf hazfedilmiştir. Bunun isim yapılmış bir mastar olduğu da söylenmiştir. "Lezzetli ve beyaz" demektir. "Lezzetli şarap denilir, tıpkı "Taze bitki" denildiği gibi. Şairin: "Ve şarap tadı gibi lezzetli olan bir şey ki, terkettim onu, Düşman topraklarında; meydana gelecek olaylar korkusuyla." O, buradaki ile uykuyu kastetmektedir. "Beyaz"ın erkeklerin ayaklarıyla sıkmadıkları şarap anlamına geldiği de söylenmiştir. "... kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır onlara." Daha önce onların yedikleri söz konusu edilmişken, bu âyetlerle da onların içecekleri şeyler sözkonusu edilmektedir. Dilcilere göre ke's (kadeh) içinde içeceği ile birlikte bütün kaplan anlatan kapsamlı bir isimdir. Eğer içi boş ise ona ke's denilmez. ed-Dahhak ve es-Süddî şöyle demişlerdir: Kur'ân-ı Kerîm’deki her ke's (kadeh)den kasıt şaraptır. Arablar, içinde şarap bulunan kaba ke's derler. İçinde şarap yoksa ona: "kab" ve "Kadeh" derler. en-Nehhâs dedi ki: Dilbilginlerinden güvenilir kimselerin naklettiklerine göre Araplar şayet kadehin içinde şarap varsa, ona "ke's" dediklerini, eğer içinde şarap yoksa ona "kadeh" dediklerini nakletmiştir. Nitekim hivan (masa)nın üzerinde yemek varsa ona "mâide (sofra)" denilmesi, üzerinde yemek yoksa ona "mâide" denilememesi g'ibi. Ebû'l-Hasen b. Keysan da der ki: İçinde eğer kadın varsa hevdece "zaine" denilmesi de bu kabildendir. ez-Zeccâc dedi ki: "Kaynaktan doldurulmuş kadehler" âyeti, yeryüzünde pınarların aktığı gibi akan şaraptan doldurulmuş kadehler demektir. "Pınar, kaynak" ise açıkta akan su demektir. |
﴾ 46 ﴿