52"O diyordu ki: 'Gerçekten sen inananlardan mısın? "O diyordu ki: Gerçekten sen" öldükten sonra dirilişe ve amellerin karşılığının verileceğine "inananlardan mısın?" Said b. Cübeyr dedi ki: "Buradaki karîn (dost)"dan kasıt, onun ortağıdır. Kehf Sûresi'nde bu iki şahıs sözkonusu edilmiş, onların kıssaları isimleri ile ilgili görüş ayrılıkları yüce Allah'ın: "Onlara o iki adamı misal ver" (el-Kehf, 18/32) âyeti açıklanırken yeteri kadarıyla geçmiş bulunmaktadır. İşte yüce Allah: "Aralarında birisi diyecek ki: Gerçekten benim bir dostum vardı... Ben de hazır edilenlerden olurdum" âyetlerini bu iki kişi hakkında indirmiştir. Bir diğer açıklamaya göre burada "karîn (dost)"dan kasıt, dünya hayatında iken ona öldükten sonra dirilişi inkâr etmesi için vesvese veren, onunla birlikte olan şeytandır. "Gerçekten sen inananlardan mısın?" anlamındaki âyet: şeklinde "sad" harfi şeddeli olarak da okunmuştur. Bunu Ali b. Keyse, Selim'den o Hamza'dan diye rivâyet etmiştir. en-Nehhâs ise şöyle demiştir: Bu okuyuş burada câiz değildir, çünkü burada (bu okuyuşa göre sadaka vermek ile alakalı olacağından ötürü) sadakanın bir anlamı yoktur. el-Kuşeyrî de şöyle demiştir: Hamza'dan nakledilen bir kıraate göre burada "sad" harfi şeddeli okunmuştur. Ona buradaki bu âyet tasdik'ten gelmektedir, tasadduk'tan gelmemektedir, diye itiraz edilmiş olmakla birlikte, böyle bir itiraz batıldır. Çünkü bir kıraat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan sabit olduğu takdirde o kıraati eleştirmenin imkânı ve anlamı yoktur. Bu bakımdan âyetin anlamı, sen âhiret sevabını umarak malını "tasadduk eden kimselerden misin?" demek olur. |
﴾ 52 ﴿