63Biz onu zâlimler için bir fitne kıldık. "Biz onu zâlimler" müşrikler "için bir fitne kıldık." Çünkü onlar: Ateş ağacı yaktığı halde cehennem ateşinde nasıl ağaç olur, demişlerdi. Bu anlamdaki açıklamalar daha önce el-İsra Sûresi'nde (17/60. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Onların bu hususu bu şekilde alaya almaları, yüce Allah'ın: "Onun üzerinde ondokuz (melek) vardır." (el-Müddessir, 74/30) âyeti ile ilgili söyledikleri: Bu sayının özellikle belirlenmesinin sebebi nedir? demelerine benzer. Hatta kimileri: Ben onlardan şu kadarı ile baş ederim, siz de diğerlerini halledin, diyecek noktaya kadar gelmişti. Bunun üzerine yüce Allah da: "Onların sayısını da inkâr edenler için ancak bir fitne kıldık" (el-Muddessir, 74/31) diye buyurmuştu. Fitne, sınamak demektir. Onların bu sözleri cahilliklerinden kaynaklanıyordu. Çünkü yüce Allah, cehennem ateşinde tasmalar, zincirler, yılanlar, akrebler, ateşin bekçilerini yarattığı gibi, orada ateşin türünden ve ateşin yiyip bitirmediği bir ağaç yaratması aklen imkansız bir şey değildir. Şöyle de denilmiştir: Kâfirlerin uzak bir ihtimal olarak gördükleri bu husus, şu an inkarcıların içine düştüğü durumu andırmaktadır. Öyle ki bu inkarcılar cenneti ve cehennemi ruhları etkileyen bir nimet yahut bir ceza olarak yorumladılar, amellerin tartılmasını, Sırat'ı, Levhi, Kalemi de kendilerince uydurdukları birtakım anlamlara göre açıkladılar. Onların bu açıklamaları ise müslümanların şer'î kaynaklardan anladığından farklı açıklamalardır. Oysa aklen kavranılması zor herhangi bir hususu haber-i sadık (doğru haber) ifade edecek olursa, takınılması gereken tutum -onun bir te'vilinin yapılması mümkün olsa dahi- tasdik edilmesidir. Diğer taraftan müslümanların icma ile batıl kabul ettikleri bir hususta te'vilde bulunmak câiz değildir. Müslümanlar ise bu gibi hususları batın ilmine başvurmaksızın olduğu gibi kabul etmek üzere icma etmişlerdir. Âyet-i kerimedeki "fitne"nin zâlimlere verilecek ceza anlamında olduğu da söylenmiştir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Fitnenizi (azabınızı) tadın! İşte bu çabucak gelmesini istediğinizdir." (ez-Zariyat, 51/14) |
﴾ 63 ﴿