77Zürriyetini de sürekli baki kalanların ta kendileri kıldık. "Zürriyetini de sürekli baki kalanların ta kendileri kıldık" âyeti hakkında İbn Abbâs şöyle demiştir: Nûh gemiden çıktıktan sonra onunla beraber bulunan erkekler ve kadınlar -onun çocukları ve hanımları müstesna- hep öldüler. İşte yüce Allah'ın: "Zürriyetini de sürekli baki kalanların ta kendileri kıldık" âyeti bunu anlatmaktadır. Said b. el-Müseyyeb de dedi ki: Nûh'un üç çocuğu vardı. Bütün insanlar Nûh'un bu çocuklarındandır: Sam, Arapların, İranlıların, Rumların, Yahudi ve Hristiyanların babasıdır. Ham ise doğudan batıya kadar bütün siyahilerin babasıdır. Sind, Hind, Nube (Sudan), Zenciler, Habeşliler, Kıbtiler, Berberilerin ve diğerlerinin. Yafes ise Slavların, Türklerin, Lanların, Hazerlilerin, Ye'cuc, Me'cuc ve oralarda bulunanların babasıdır. Bir kesim de şöyle demiştir: Nûh'un çocuklarından başkalarının soyları da devam etmiştir. Buna delil de yüce Allah'ın şu âyetleridir: "Ey Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelenler!" (el-İsra, 17/3); "Denildi ki: Ey Nûh Bizim katımızdan selametle in. Sana ve seninle bulunan ümmetlere de hayır ve bereketler olsun. (Diğer) ümmetler de vardır ki, Biz onları da faydalandıracağız. Sonra onlara bizden can yakıcı bir azâb dokunacaktır." (Hud, 11/48) Buna göre: "Zürriyetini de sürekli baki kalanların ta kendileri kıldık" âyeti, kâfir olanların dışındakilerin zürriyetini kastetmektedir. Çünkü biz kâfir olanların zürriyetlerini suda boğduk, demek olur. |
﴾ 77 ﴿