94

Hızlıca ona geldiler.

"Hızlıca ona geldiler." Hamza:

"Hızlıca geldiler" âyetini "ye" harfi ötreli olarak: diye okumuştur. Diğerleri ise "ye" harfini üstün ile okumuşlardır. Hızlıca geldiler, demektir. Bu açıklamayı İbn Zeyd yapmıştır.

Katade ve es-Süddî: Yürüyerek geldiler, diye açıklamışlardır. Anlamın hep birlikte, ağır ağır ve herhangi bir kimsenin putlarına bir zarar vermeyeceğinden yana emin olarak geldiler, demek olduğu da söylenmiştir. Onlar yürümek ile koşmak arasında bir yürüyüşle geldiler, diye de açıklanmıştır. Deve kuşunun koşmaya başlaması (ve bunun için kanatları açması)" tabiri de buradan gelmektedir. ed-Dahhak: Koşarak geldiler derken, Yahya b. Sellam kızgınlıklarından titreyerek geldiler anlamına geldiğini nakletmiştir. Böbürlenerek geldiler, diye de açıklanmıştır ki bu açıklamayı da Mücahid yapmıştır. Gelinin kocasının evine zifaf için götürülmesi" tabiri de buradan alınmıştır. el-Ferezdak da şöyle demektedir:

"Aşılayıcı erkek develer dişilerinden önce koşarak geldi,

Arkasından ise onlar (dişi develer) geldiler.

Onlar da (aşırı soğuğun etkisinden) koşuyorlardı."

şeklinde ötreli okuyanların okuyuşu, başkalarını koşmak durumunda bırakıyorlardı, anlamına gelir. Buna göre mef'ûl hazfedilmiş olur. el-Esmaî dedi ki: "Develeri koşmak zorunda bıraktım" demektir.

Bunların iki ayrı söyleyiş olduğu, bu bakımdan: "O erkekler topluluğu koştular" denildiği gibi; "Gelini zifafa gönderdim" söyleyişleri hep aynı anlamdadır. "Gelinin zifafa girdiği yer" anlamındadır. Bu açıklama el-Halil'den nakledilmiştir.

en-Nehhâs dedi ki: "Ye" harfinin ötreli olarak okunuşu ile ilgili olarak Ebû Hatim bu söyleyişi bilmediğini iddia etmiştir. Ancak aralarında el-Ferrâ'nın bulunduğu ilim adamlarından bir topluluk, bunu bilmişlerdi. el-Ferrâ'' bunu Araplarıa: "Adamı uzaklaşmak zorunda bıraktım" tabirlerine benzetmiştir, "Onu bir kenara uzaklaştırdım" demek olur. el-Ferrâ'' ve başkaları şu beyiti zikrederler:

"Husayn kendi kavminin başına geçmeyi temenni etti,

Fakat Husayn zelil edildi ve kahredildi."

Yani bu hale düşürüldü, işte "Sonunda bu şekilde koşacak noktaya vardılar" anlamına gelir. Muhammed b. Yezid dedi ki: "Süratlice koşmak" demektir. Ebû İshak ise, bu deve kuşunun koşmaya ilk başlaması hali demektir, der. Ebû Hatim de şöyle demiştir: el-Kisaî birtakım kimselerin "fe" harfini şeddesiz olarak: diye, fiilinden: "Tarttı, tartar" gibi okuduklarını da iddia etmiştir.

en-Nehhâs da şöyle demektedir: Bu Ebû Hatim'in naklettiğidir. Ebû Hatim ise el-Kisaî'den herhangi bir şey işitmiş değildir. el-Kisaî'den rivâyet eden el-Ferrâ'' ise el-Kisaî'nin bu kelimeyi "fe" harfi şeddesiz olarak: şeklinde bilmediğini rivâyet etmektedir. el-Ferrâ'' dedi ki: Ben de bunu bu şekliyle bilmiyorum. Ebû İshak dedi ki: Ancak onlardan başkaları bunu bilmiş bulunuyor. Çünkü: "Hızlandı, hızlanır" denilir. en-Nehhâs dedi ki: Bununla birlikte biz (bu kelimeyi): diye (şeddesiz) okuyan kimse olduğunu da bilmiyoruz.

Derim ki: el-Mehdevî'nin naklettiğine göre bu Abdullah b. Yezid'in kıraatidir.

ez-Zemahşerî "Hızlıca ona doğru itildiler" şeklinde meçhul bir fiil olarak ve: şekli, "Deveye (hızlı yürümesi için) türkü çağırdı" fiilinden gelen bir fiil olarak da (okunmuştur). Sanki ona doğru hızlıca gidişleri dolayısıyla biri diğerini itiyormuş gibi (ona doğru gittiler) demek olur.

es-Sa'lebî, el-Hasen, Mücahid ve İbn es-Semeyka'dan: "Deve kuşunun yürümek ile uçmak arası koşması"nı anlatan: den gelen ve "ra" harfi ile bir fiil olarak okuduklarını zikretmektedir.

94 ﴿