25

Muhakkak hidayet kendilerine besbelli olduktan sonra gerisin geri dönenlere şeytan, kötü amellerini süslü göstermiş ve onları uzun emellerle oyalamıştır.

Katade dedi ki: Burada sözü edilenler kitab ehlinin kâfirleridir. Bunlar ellerindeki kitaplarda yazılı olan niteliklerini bildikten sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı inkar etmiş kimselerden İbn Cüreyc (de) böyle demiştir.

İbn Abbâs ed-Dahhak ve es-Süddî, bunlar münafıklardır. Kur'ânı Kerîm'de savaşın hükmünü öğrendikten sonra oturup savaşa çıkmadılar, diye açıklamışlardır.

"Şeytan kötü amellerini süslü göstermiş" işledikleri günahlarını onlara süsleyerek güzel göstermiştir. Bu açıklamayı el-Hasen yapmıştır.

"Ve onları uzun emellerle oyalamıştır." Şeytan onların emellerini uzattıkça uzatmış ve onlara uzun bir ömür" vaadinde bulunmuştur. Bu açıklama da yine el-Hasen'den nakledilmiştir. O şöyle demiştir: Aslında onlara uzun bir emel de veren, ecellerini de uzatan yüce Allah'ın kendisidir. el-Ferrâ'' ve el-Mufaddal da böyle demişlerdir.

el-Kelbî ve Mukâtil şöyle demişlerdir:

"Ve onları uzun emellerle oyalamıştır" âyeti onlara mühlet vermiştir, demektir. Buna göre onları azaplandırmakta kendilerine mühlet vermek suretiyle onlara zaman tanıyan yüce Allah'tır.

Ebû Amr, İbn Ebi İshak, Îsa b. Ömer, Ebû Cafer ve Şeybe: "Ve onlar uzun emellerle oyalanmışlardır" şeklinde "hemze" ötreli, "lam" kesreli, "ye" üstün olarak meçhul bir fiil diye okumuşlardır.

İbn Hürmüz, Mücahid, el-Cahderî ve Yakub da böyle okumuş olmakla birlikte, onlar yüce Allah'ın kendi zatı hakkında onlara böyle bir şey yapacağını haber vermek anlamında, "ye" harfini sakin (harf-i med) olarak okumuşlardır. Sanki yüce Allah: Ve Ben onlara mühlet veririm, diye buyurmuş gibidir, Ebû Hatim bunu tercih etmiş olup şöyle der: Çünkü hemzenin üstün okunması onlara mühlet verenin şeytan olduğu izlenimini verebilir, oysa durum böyle değildir. Bundan dolayı hemze öcre okunmuştur.

el-Mehdevî şöyle der; Bu âyeti: "Ve onları uzun emellerle oyalamıştır" diye okuyanın kıraatine göre fail yüce Allah'tır, şeytan olduğu da söylenmiştir.

Ebû Ubeyd genelin kıraatini tercih etmiş ve şöyle demiştir: Çünkü âyetin anlamı bellidir, Zira yüce Allah:

"Allah'a ve Rasûlüne îman edesiniz, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyasınız, sabah akşam O'nu teşbih edesiniz diye" (el-Feth, 48/9) diye buyurmuştur. Burada teşbih yüce Allah'ın ismi için sözkonusudur. Büyük tanımak ve yardımcı olmak da Rasûlullah hakkında sözkonusudur.

25 ﴿