33

Ey Îman edenler! Allah'a itaat edin, Rasûle itaat edin, amellerinizi de boşa çıkarmayın.

Bu âyete dair açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:

1- Allah'a ve Rasûlüne İtaatin Gereği:

Yüce Allah kâfirlerin durumlarını açıkladıktan sonra;

"Ey îman edenler! Allah'a itaat edin, Rasûle itaat edin" âyeti ile mü’minlere kendi emirlerinde kendisine, sünnetleri hususunda da rasûle itaat etmenin gereğini emretmektedir.

"Amellerinizi" el-Hasen'in açıklamasına göre masiyetler işleyerek hasenatınızı, ez-Zührî'ye göre kebair ile İbn Cüreyc'e göre riyakarlıkla ve başkaları işitsin diye, Mukâtil ve es-Sumalî'ye göre iyilikleri başa kakmak sureti ile

"boşa çıkarmayın."

Bu son açıklamaya göre müslüman oluşunu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın başına kakarak minnet eden kimselere bir hitaptır. Hepsi de birbirine yakın açıklamalardır. el-Hasen'in açıklaması hepsini kapsamaktadır.

Bu âyette büyük günahların itaatlerle silineceğine, masiyetlerin de kişiyi imandan çıkartacağına bir işaret vardır Bu, birtakım masiyetlerin insanı büyük günaha sokacağından dolayı, bu günah sebebiyle kişiye -dinden ebedi olarak çıkartıcı ve cehennemde ebediyyen bırakıcı anlamında olmamak üzere- kâfir denileceğini kabul eden ilim adamlarının açıklamasına göre yapılmış bir yorumdur. '

2- Farz Olmayan İtaat Olan Bir Amele Başladıktan Sonra Yarıda Kesmenin Hükmü ve Bu Husustaki Görüş Ayrılığı:

Bizim (mezhebimize mensub) ilim adamlarımız ve başkaları bu âyet-i kerimeyi -ister namaz, ister oruç olsunnafile olan bir ibadete başladıktan sonra onu yarıda bırakmanın câiz olmayacağına delil göstermişlerdir. Çünkü böyle bir tutum ameli iptal etmektir, bu ise yasaklanmış bir şeydir.

Bunun câiz olduğunu kabul edenler -ki İmâm Şâfiî ve başkalarıdır- şöyle derler: Bu âyetten kasıt farz kılınmış amelin sevabının iptal edilmesi (boşa çıkartılması)dır. Bu âyetle kişinin amelinin sevabını boşa çıkartması yasaklanmış olmaktadır. Nafile olan amel böyle değildir. Çünkü o ameli işlemesi o kimse için vacib değildir. Eğer bu lâfzın umumi olduğunu (karşı kanaati savunanlar) ileri sürecek olurlarsa, şunu bilelim ki umumi bir lâfzın tahsis edilmesi mümkündür. Bu umumi lâfzın tahsis şekli de şöyledir: Nafile bir tatavvudur. Tatavvu olan bir amelin ise muhayyer olması gerekir.

Ebû'l-Aliye'den rivâyet edildiğine göre onlar (Ashab-ı Kiram) müslüman olmakla birlikte hiçbir günahın zarar vermeyeceği kanaatinde idiler. Nihayet bu âyet-i kerîme nazil olunca, büyük günahların artık amelleri boşa çıkartacağından korkmaya başladılar.

Mukâtil dedi ki: Yüce Allah şunu söylüyor: Sizler Rasûle karşı gelecek olursanız, amellerinizi boşa çıkartmış olursunuz.

33 ﴿