38

İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılanlarsınız. Sizden kiminiz cimrilik etmektedir. Kim cimrilik ederse, ancak kendi aleyhine cimrilik eder. Allah gani olandır. Muhtaç olanlar ise sizlersiniz. Şayet yüz çevirirseniz yerinize sizden başka bir kavmi getirir, sonra onlar da sizin gibi olmazlar.

"İşte sizler" ey îman edenler

"Allah yolunda" cihad uğrunda ve hayır alanlarında

"harcamaya çağrılanlarsınız" çağrılıyorsunuz.

"Sizden kiminiz cimrilik etmektedir. Kim cimrilik ederse, ancak kendi aleyhine cimrilik eder." Kendisini mükâfat ve sevabtan alıkoyar.

"Allah gani olandır." Sizin mallarınıza muhtaç olmayandır. O mallara

"muhtaç olanlar ise sizlersiniz”

"Şayet yüz çevirirseniz yerinize sizden başka" sizden daha çok Allah'a itaat eden

"bir kavmi getirir."

Tirmizî'deki rivâyete göre Ebû Hüreyre şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şu:

"Şayet yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir kavmi getirir. Sonra onlar da sizin gibi olmazlar" âyetini okudu. (Ashab): Bizim yerimize kimi getirir ki? dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Selman'ın omuzuna vurduktan sonra: "Bunu ve onun kavmini, bunu ve onun kavmini" diye buyurdu. (Tirmizî) dedi ki: Bu senedi hakkında eleştirilerde bulunulmuş garib bir hadistir Tirmizî, v, 383

Ali b. el-Medinî'nin babası olan Abdullah b. Cafer b. Necih de bu hadisi el-Ala b. Abdu'r-Rahmân'dan, o babasından, o da Ebû Hüreyre'den rivâyet etmiştir. Buna göre Ebû Hüreyre dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın ashabından bazı kimseler; Ey Allah'ın Rasûlü dediler. Yüce Allah'ın, eğer biz yüz çevirecek olursak, yerimize getireceğinden ve bizim gibi olmayacaklarından sözünü ettiği kişiler kimlerdir? diye sordu. Ebû Hüreyre dedi ki: Selman, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın yanında bulunuyordu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Selman'ın baldırına elini vurarak: "Bu ve arkadaşlarıdır. Nefsim elinde olana yemin ederim ki, eğer îman Ülker yıldızında asılı bulunsaydı, Farislilerden birtakım insanlar onu elleriyle yakalardı" diye buyurdu. Tirmizî, 3S4; Hakim, Müstedrek, II, 4?8; İbn Hibban, Sahih, XVI, 62, 63; Taherani, Evsat, VIII, 349.

el-Hasen dedi ki: Bunlar Acemlerdir. İkrime: Bunlar Farslar ve Rumlardır. el-Muhasibî dedi ki: Arapları bir kenarda tutacak olursak, bütün Acem (Arab olmayan) cinsleri arasında dinleri Farslardan daha güzel kimse olmadığı gibi, ilim adamlarrda ancak onlardan gelmiştir.

Sözü edilenlerin Yemenliler olduğu söylendiği gibi, bunlar ensardır da denilmiştir. Bunu da Şureyh b. Ubeyd söylemiştir.

İbn Abbâs da böylece: Bunlar ensardır, demiştir. Yine ondan bunlar meleklerdir dediği zikredilmiştir. Bunların tabiun olduğu da ondan gelen rivâyetler arasındadır. Mücahid dedi ki: Bunlar yüce Allah'ın diğer insanlar arasından dilediği kimselerdir.

"Sonra onlar da sizin gibi olmazlar" âyeti hakkında Taberî dedi ki:

Yani Allah yolunda harcamalarda cimrilik hususunda (sizin gibi olmazlar), Ebû Mûsa el-Eşarî'den nakledildiğine göre bu âyet-i kerîme nazil olduğunda Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyet sebebiyle oldukça sevinmiş ve: "Bu benim için dünyadan daha da sevimlidir" diye buyurmuştur Bu ayet için böyle bir ifadenin söylendiğini tespil edemedik. Biraz sonra da geleceği üzere bu ifadeler, el-Feth Sûresi'nin ilk ayetleri hakkında kullanılmıştır Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

Yüce Allah'a hamd ve O'nun yardımı ile Muhammed Sûresi burada sona ermektedir. Efendimiz Muhammed'e, onun aile halkına ve tertemiz ashabına da Allah'ın salat ve selamlan olsun..

38 ﴿