17

Onlar İslâm'a girdiler diye sana minnet ediyorlar. De ki: "Müslüman oldunuz diye bana minnet etmeyin. Bilakis sizi îmana muvaffak etti diye Allah size minnet eder. Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz."

"Onlar İslâm'a girdiler diye sana minnet ediyorlar" âyeti: Biz sana ağırlıklarımızla, çoluk çocuğumuzla birlikte geldik, sözlerine işaret etmektedir,

"Diye" âyeti, " İslâm'a girdikleri için" takdirinde nasb konumundadır.

"De ki: Müslüman oldunuz diye" müslümanlığınızla

"bana minnet etmeyin. Bilakis sizi îmana muvaffak etti diye Allah size minnet eder" âyetindeki:

"Diye" lâfzı nasb konumunda olup takdirindedir, ötakdirinde olduğu da söylenmiştir. Abdullah b. Mesud'un mushafında; size hidayet ettiği için" şeklindedir.

"Eğer siz" mü’min olduğunuzu söylerken

"doğru söyleyen kimseler İseniz."

Âsım

"sizi... muvaffak etti diye" anlamındaki âyetindeki hemzeyi kesreli okumuştur. Ancak bu uzak bir ihtimaldir, çünkü daha sonra yüce Allah: " Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz" diye buyurmuştur. Halbuki "Eğer sizi doğru yola iletirse, o size minnet eder. Eğer doğru söylüyor iseniz" anlamında-denilmez. Güçlü okuyuş şekli: " Sizi... muvaffak elti diye" şeklindeki okuyuştur. Bu onların mü’min olduklarına delil değildir. Çünkü ifadenin takdiri: Eğer siz gerçekten îman etmiş iseniz, bu Allah'ın sizin üzerinizdeki bir minneti, bir lütfudur şeklindedir.

17 ﴿