38Yoksa onların dinlemek için merdivenleri mi var? O halde onların dinleyicileri apaçık delil getirsin. "Yoksa onların dinlemek için merdivenleri mi var?" Yani onlar üzerine çıkarak haberleri dinledikleri ve böylece Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'a vahiy yoluyla ulaştığı gibi, kendilerinin gayb ilmine erişebildikleri, üzerinde semaya çıktıkları, yükseldikleri bir yollarının, araçlarının bulunduğunu mu iddia ediyorlar? "O halde onların dinleyicileri apaçık delil getirsin." Yani onların izle dikleri bu yolun hak olduğuna dair apaçık bir delil, bir belge ortaya koysun. "Süllem: merdiven" üzerine yükselinebilinen tekilidir, (Özellikle develer için ağaçtdan yapılan bir çeşit) Özengiye bu ismin verildiği de olur. Ebû Rubeys es-Salebi dişi devesini anlatırken şöyle demektedir: "Sahibi çabukça ayrılmak istediği devesinin çöktüğü yerde ayağını Össenginin bir basamağına bıraktı mı, kalbi yerinden oynatır." Züheyr de şöyle demektedir: "Kim ölüm sebeblerinden çekinirse, karşılaşır onlarla İsterse semanın yollarına merdiven dayayıp çıksın." Bir başka şair de şöyle demektedir: "Ben yapmadığım bir günahı benim için yaptı diye iddia ettin Böylece bunun benden darılmaya mazeret teşkil eden bir merdiven olmasını istedin." İbn Mukbil de bu lâfzı çoğul olarak kullanarak şöyle demektedir: "Ülkelerin dört bir yanı kuşatamaz kişiyi, Ve semada onun için merdivenler yapılmaz." Beyit ile ilgili üç satıra yakın bir açıklama doğrudan tefsiri ilgilendirmediğinden tercüme edilmemiştir "Dinlemek için" dinlemek maksadıyla üzerinde yükseldikleri... demek olup, yüce Allah'ın: "Hurma dallarında" (Ta-Ha, 20/71) âyetinin "Dalları üzerinde" anlamına gelmesi gibidir. Bu açıklamayı el-Ahfeş yapmıştır, Ebû Ubeyde de: O yolla dinleyebilecekleri... demektir, diye açıklamıştır. ez-Zeccâc da: Yani onların Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'a vahiy getiren Cebrâîl gibi bir elçileri mi vardır? |
﴾ 38 ﴿