23

Ve sarmalanıp gizlenmiş İnciler misali güzel gözlü huriler de vardır.

"Ve" hiçbir elin değmediği ve üzerine tozun düşmediği bundan dolayı son derece şeffaf ve parlak olan

"sarmalanıp gizlenmiş inciler misali güzel gözlü hurilerde vardır." Yani onlar bütün yönleriyle bedenlerinin güzellikleri itibariyle buna benzerler. Meal dolayısıyla ayet nazmında sonlardaolan bu bölüm, açıklamaları kısa olduğu için meale uygun sırası ile tercüme edilmiştir. Şairin şu beyitinde olduğu gibi:

"O bir incinin kabuğunda yaratılmış ta

Onun bütün yönleri bir gözetleme tarafıdır sanki."

"Güzel gözlü huriler" lâfzı ref’ , nasb ve cer ile okunmuştur.

Cer ile okuyanların -ki Hamza, el-Kisâî ve başkalarıdır- kıraati bu durumda "testilerle" anlamındaki lâfza atfedilmiş olması mümkündür ki, bu da anlama göre hamledilir. Çünkü âyet: Onlar testilerle, meyvelerle, etlerle ve hurilerle nimetlenirler, demek olur. Bu açıklamayı ez-Zeccâc yapmıştır.

"Cennetlerinde" (12. âyet) anlamındaki lâfza atfedilmesi de mümkündür. Bu durumda onlar "Naim cennetlerinde"dirler ve muzafın hazfedilmiş olduğu takdiri ile "Huriler arasındadırlar" demek olur ki huriler ile birliktedirler denilmiş gibidir.

el-Ferrâ' dedi ki: Cer ile okuyuş, mana itibariyle farklı olsalar dahi lafzen ona tabi kılmak suretiyle olur. Çünkü hurilerin, etraflarında dolaştırılmaları sözkonusu olmaz. Şair şöyle demektedir:

"Güzelliklerinden ötürü süslenmeye ihtiyacı olmayan kadınlar

bir gün görülürlerse, Ve kaşlarını ve gözlerini uzatırlarsa ..."

Bilindiği gibi gözler uzatılmaz, ancak onlara sürme çekilir. Bir başka şair de şöyle demiştir:

"Savaşta gördüm senin kocanı,

Bir kılıç ve mızrak kuşanmış olarak."

Bu iki beyıtin, atfa mana itibariyle değil, lâfız itibariyle örnek olduğunu anlatmak istemektedir.

Kutrub dedi ki: Lâfız testilere ve ibriklere -manaya hamletmek sözkonusu olmaksızın- atfedilmiştir. O şöyle demiştir: Bununla birlikte hurilerin etraflarında dolaştırılmaları ve bundan dolayı da lezzet almaları kabul edilmeyecek bir şey değildir.

Nasb ile okuyanlara -ki bunlar el-Eşheb, el-Ukaylî, en-Nehaî, Îsa b. Ömer es-Sakafîdir, Ubeyy'in mushafında da böyledir- gelince, bu da bir fiil takdirine göre böyle okunmuştur. "İri gözlü hurilerle eşleştirilirler" denilmiş gibidir. Nasb halinde de manaya hamletmek güzeldir. Çünkü onunla etraflarında dolaştırılır ifadesinin anlamı o onlara verilir demektir.

Cumhûrun kıraati olan ref’e gelince -ki bu aynı zamanda Ebû Ubeyd ve Ebû Hâtim'in de tercih ettiği kıraattir-; "Onların yanlarında güzel gözlü huriler de vardır" anlamındadır. Çünkü onların etrafında huriler dolaştırılacaktır.

el-Kisâî dedi ki:

"Güzel gözlü huriler de vardır" âyetini ref ile okuyup onların etraflarında dolaştırılmayacağım da bu okuyuşuna gerekçe gösteren kimselerin aynı şeyi meyve ve kuş eti hakkında da söylemeleri gerekir. Çünkü bunlar da etraflarında dolaştmlmayacaktır. Etrafta dolaştırılan sadece şaraptır.

el-AhfeŞ dedi ki: Bunun manaya hamledilmiş olması da mümkündür. Çünkü âyet; Onlar için testiler vardır ve onlar için güzel gözlü huriler de vardır" anlamındadır.

Bunun

"Birçoğu" (13. âyet) lâfzına atfedilmiş olması da mümkündür. Bu lâfız da mübtedâ olup bunun da haberi

"işlenmiş tahtlar üzerinde(dirler.)" (15, âyet) âyetidir.

Aynı şekilde;

"Güzel gözlü huriler de vardır" âyeti da bu şekilde (haber durumunda)dır. Mübtedanın nekre olarak gelmesi ise, aldığı sıfaı ile özellik kazanması (tahsis edilmesi) dolay ısı iledir.

23 ﴿