24Yapageldiklerine bir karşılık olarak. "Yapageldiklerine bir karşılık olarak" bir mükâfat olarak demektir, "Bir karşılık olarak" lâfzının nasb ile gelmesi mef'ûlün leh olmasından dolayıdır. Bunun mastar (mef'ûl-i mutlak) olduğundan dolayı nasb ile gelmiş olması da mümkündür. Çünkü; "Etraflarında ebedi kılınmış evlatlar dolaşır ...bir karşılık olmak üzere onlara verilir" anlamındadır. el-Huru’l-îne dair açıklamalar daha önce et-Tur Sûresi'nde (52/20. âyetin tefsirinde) ve başka yerlerde (ed-Duhan, 44/54. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Enes dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Allah huru'l îni zaferandan yaratmıştır." Deylemî. Firdevs, II, 143 Enes'ten; Taberani, Evsat, I, 95; Kebir, VIII, 200 Her iki yerde de Ebû Umame'den. Halid b. el-Velid dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı şöyle buyururken dinledim: "Cennet ehlinden bir kişi cennet elmalarından bir tanesini eline alır. Elinde parçalanır. Ondan bir huri çıkar, eğer güneşe bakacak olursa, güzelliğinden dolayı güneş utanır ve elmadan da bir şey eksilmez." Bir adam ona: Ey Süleyman'ın babası, şüphesiz ki bu hayret edilecek bir şeydir. Üstelik elmadan bir şey eksilmez öyle mi? Halid b. Velid dedi ki: Evet, bu bir başka kandilden yakılan bir kandil ve hatta kandiller yakıldığı halde ondan bir şey eksilmemesine benzer. Allah dilediği herşeye kadirdir. İbn Abbâs'tan (radıyallahü anh) rivâyet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah huru'l îni ayak parmaklarından diz kapaklarına kadar zaferandan, diz kapağından göğsüne kadar Ezfer miskinden, göğsünden boynuna kadar beyaz amberden, boynundan başına kadar beyaz kâfurdan yaratmıştır. Onun üzerinde şakayık gibi yetmişbin elbise vardır. Sana doğru geldiğinde yüzü güneşin dünya ehline parıldadığı gibi yukarı doğru yükselen bir nûr ile parıldar. Geri dönüp gittiğinde elbiselerinin ve teninin inceliğinden dolayı ciğeri görülür. Başında ise Ezfer miskinden yetmişbin perçemi vardır. Bu perçemlerin herbirisi için eteklerini yerden kaldıran bir hizmetçi vardır. O "İşte Allah dostlarının mükâfatı"; "yapageldiklerine bir karşılık olarak" onlara verilen budur, diye seslenir. |
﴾ 24 ﴿