30

Yayılmış gölgelerde

"Yayılmış gölgelerde" yani devamlı kalıcı, gitmeyen ve güneşin de ortadan kaldırmadığı gölgede. Yüce Allah'ın:

"Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığına bakmaz mısın? Dileseydi onu hareketsiz kılardı." (el-Furkan, 25/45) âyetine benzemektedir. Bu ise sabah vaktinde olur ki, sözkonusu bu vakit daha önce belirtilen âyetin tefsirinde geçtiği üzere, ortanın iyice aydınlanmasından, güneşin doğuşuna kadar olan vakittir. Cennetin her tarafı gölgeliktir, onunla birlikte bir güneş yoktur.

er-Rabî b. Enes dedi ki: Bu gölge ile Arşın gölgesini kastetmektedir. Amr b. Meymun da: Bu gölge yetmişbin yıllık mesafedir, demiştir. Ebû Ubeyde dedi ki: Araplar uzun zamana, uzun ömre ve kesintisi olmayan herbir şeye "memdûd: uzayıp giden (mealde: yayılmış)" derler. Lebid dedi ki:

"Baki kalmayı yenik düşürdü, halbuki ben yenik düşürülen birisi değildim,

Uzun, sürekli ve uzayıp giden bir zaman."

Beyitin ikinci kelimesi olan "el-azâ" burada uygun bir anlam ifade etmediğinden et-Taberî, XXVII, 183'deki sekile uygun olarak "el-lıcka" kelimesine grire tercüme edilmiştir.

Tirmizi'nin, Sahih'inde ve başka eserlerde Ebû Hüreyre'nîn Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan rivâyet ettiği hadiste şöyle denilmektedir; "Cennette süvarinin gölgesinde yüzyıl boyunca yol aldığı halde gölgesini bitiremeyeceği bir ağaç vardır. Müslim, IV, 2175 (Ebû Hüreyre'den); 2176 (Sehl b. S-ı'tI ile Ebû Saki el-HiKİn'den); Buhârî, III, 1187 (Enes'ten), V, 2398 (Sehl b. Sa'd ile Elifi Sakiden); Tirmizi, IV, 671, (Ebû Hüreyre'den); Müsned, II, 257, 418, 452, 462 469, (Ebû Hüreyre'den) Arzu ederseniz "yayılmış gölgelerde" âyetini okuyunuz". Buhârî, IV, l«5t; Tirmizî, V, 400; Dârimî, II, 435; İbn Mâce, II, 1450; Müsned. II. 43K, 482.

30 ﴿