36

Onları hem bakireler kıldık,

"Yükseltilmiş döşekler üzerinde olacaklardır" âyeti ile ilgili olarak Tirmizi, Ebû Said'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan yüce Allah'ın:

"Yükseltilmiş döşekler üzerinde olacaklardır" âyeti hakkında şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: "Bu döşeklerin yüksekliği hiç şüphesiz sema ile yer arası gibi beşyüz yıllık mesafe olacaktır." (Tirmizi) dedi ki: Garib bir hadistir. Biz bunu ancak Rişdin b. Sad yoluyla gelen bir hadis olarak biliyoruz, Tirmizi, IV, 679, V, 401; Müsned, III, 75.

Bazı ilim adamları da bu hadisin tefsirinde şöyle demişlerdir:

"Döşekler" dereceler hakkındadır. Dereceler arasındaki mesafe ise yer ile gök arası gibidir.

Buradaki

"döşekler"den kastın -daha önce kendilerinden sözedîlmediği halde- cennetteki kadınlardan kinaye olduğu da söylenmiştir. Çünkü yüce Allah'ın:

"Yükseltilmiş döşekler" âyeti buna delâlet etmektedir, zira döşekler kadınların bulundukları yeri ifade eder. O halde: Güzellikleri ve mükemmellikleri itibariyle oldukça yüksek değerli kadınlar da vardır, demektir. Buna delil de yüce Allah'ın:

"Şüphesiz Biz onları yeniden yarattık" âyetidir. Biz onları mükemmel bir şekilde ve yeniden harikulade güzellikte yarattık, demektir. Araplar kadına "firaş (döşek)', İibâs (elbise)" ve "izar" ismini verirler. Nitekim yüce Allah da:

"Onlar (o kadınlar) sizin elbisenizdir" (el-Bakara, 2/187) diye buyurmaktadır.

Diğer taraftan: Bu açıklamaya göre bu kadınlardan kasıt el-hum’l-îndir. Biz onları bir anneden doğmaksızın yarattık, demektir. Maksadın Âdemoğlu kadınları oldukları da söylenmiştir. Biz onları yeniden yarattık demektir ki, bu da onların gençlik haline ve mükemmel güzelliğe döndürülmeleri demektir. Yani yaşlı kadını da, genç olanları da aynı şekilde yarattık. Onlardan daha önce sözedilmediği halde zamir ile sözkonusu edilmiş olmaları bu kadınların da Ashabu'l-yemîn arasına girmelerinden dolayıdır. Çünkü -az önce de geçtiği gibi- "döşekler" kadınlardan kinayedir.

Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan da yüce Allah'ın:

"şüphesiz Biz onları yeniden yarattık" âyeti hakkında: "Dul da, bakire de onlardan olacaktır" diye buvurduğu rivâyet edilmiştir.

Ummu Seleme (radıyallahü anha) dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'a yüce Allah'ın:

"Şüphesiz Biz onları yeniden yarattık da onları hem bakireler kıldık, hem eşlerine düşkünler ve hep bir yaşta" âyeti hakkında soru sordum, şöyle buyurdu: "Ey Ummu Seleme! Burada sözü edilen kadınlar dünya hayatında oldukta yaşlı, saçları ağarmış, gözleri aydınlıkla iyi seçemeyen, gözleri çapaklı kadınlardır. Allah yaşlı hallerinden sonra onları olgunlukları itibariyle aynı zamanda doğmuş ve birbirine yaşıt kadınlar olarak yaratacaktır." Taberâni, Evsat, III, 279;

Bu hadisi en-Nehhâs, Enes'ten gelen bir rivâyet olarak senediyle şöylece kaydetmektedir: Bize Ahmed b. Amr anlattı dedi ki: Bize Amr b. Ali -anlattı, dedi ki: Bize Ebû Âsım, Mûsa b. Abide'den anlattı, o Yezid er-Rukaşi'den, o Enes b. Malik'ten (diye rivâyet etti). Enes hadisi (Peygamber -sallallahü aleyhi ve sellem-'a) ref ederek (nisbet ederek):

"Şüphesiz Biz onları yeniden yarattık" âyeti hakkında dedi ki: "Bu kadınla gözleri aydınlıkta seçemeyen, gözleri çapaklı, dünyada iken gözleri aydınlıktan kamaşan, gözleri çapaklanmış kocakarı kadınlardır." Taberî, Tefsir, XXVII 186.

el-Müseyyeb b. Şerik dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yüce Allah'ın:

"Şüphesiz Biz onları yeniden yarattık" âyeti hakkında dedi ki: "Bu sözü edilen kadınlar dünya hayatındaki kocakarılardır. Allah onları yeni bir yaratılış ile yeniden var edecektir. Kocaları kendilerine her yaklaştığında onların bakire olduklarını göreceklerdir." Âişe (radıyallahü anhnhâ) bu sözleri duyunca: Vay çekilecek acılara, ağrılara! diye söylenmiş, bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: "Orada ağrı, sızı diye bir şey olmayacaktır" diye buyurmuştur. Müseyyeb b. Şerîk, A'meş'ten rivâyetlerde bulunan bir kişi ekip, metruk bir ravidir. Yani hadisleri alınmaz. (Bk. İbnu'l-Cevzî, ed-Duafâ, HI, 121; Zehebî, Mîzân, VI, 429, v.s.)

36 ﴿