40Sonrakilerden de çok vardır. "Öncekilerden de çok vardır, sonrakilerden de çok vardır" âyeti ile daha önce geçen "Ashabu'l-yemin, ne Ashabu'l-yemindir" âyetine atıfta bulunulmaktadır. Yani onlar arasında "öncekilerden de çok vardır, sonrakilerden de çok vardır" bunun anlamına dair açıklamalar da daha önce geçmiş bulunmaktadır. Ebû'l-Aliye, Mücahid, Atâ b. Ebi Rebah ve ed-Dahhak şöyle demişlerdir: "Öncekilerden de çok vardır" âyetinden kasıt, bu ümmetin ilkleridir. "Sonrakilerden de çok vardır" âyetinde de kasıt bu ümmetin sonra gelenleridir. Buna da İbn Abbâs'tan: "Öncekilerden de çok vardır, sonrakilerden de çok vardır" âyeti ile ilgili olarak Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın: "Hepsi de benim ümmetimdendir." âyeti delil teşkil etmektedir. Ta bert. Tefsir, XXVII, 191; el-Vahidî dedi ki: Cennetlikler iki eşit kısımdır. Bunların yarısı geçmiş ümmetlerden, diğer yarısı da bu ümmetten olacaktır. Ancak bu görüşü İbn Mace'nin Simere'inde, Tirmizi'nin Cami'inde, Bureyde b. Hasîb (radıyallahü anh)'dan kaydettikleri şu rivâyet reddetmektedir. Bureyde dedi ki.: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Cennetlikler yüzyirmi saf olacaktır. Bunların sekseni bu ümmetten, kırkı ise diğer ümmetlerden olacaktır." Ebû Îsa dedi ki: Bu hasen bir hadistir Tirmizî, IV, 6S3; İbn Mâce, II, 14M: Müsned, V, 355, 3 "Çok vardır" âyeti ya mübtedâ olanık merfudur, veya sıfat harfinin haberinin hazfedilmesi dolayısıyla merfu gelmiştir, takdiri de şu şekildedir: "Ashabu'l-yeminin iki kalabalık grubu vardır. Bunların birisi bunlardan, diğeri de öbürlerindendir." İkinci görüşe göre öncekiler geçmiş ümmetlerden, sonrakiler de bu ümmetten olacaklardır. |
﴾ 40 ﴿