14Onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. "Evet ama siz -Allah'ın emri gelinceye kadar- nefislerinizi helake bıraktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, kuruntular da sizi aldattı. O çok aldatıcı da sizi Allah ile aldatıp durdu." Münafıklar "onlara" yani mü’minlere "biz" dünyada iken "sizinle beraber değil miydik derler." Yani sizin gibi namaz kılmıyor muyduk? Sizin gibi gazaya çıkmıyor muyduk? Sizin yaptıklarınızın benzerini yapmıyor muyduk? Mü’minler: "Evet" zahiren bizimle birlikte idiniz, "ama siz... nefislerinizi helâk öirHJtriniz.-" Fanı'enüîhizı fîtnelere saptırdınız, Mücahid: Münafıklıkla onu helâk ettiniz, diye açıklamıştır. Mahiyetlerle diye de açıklanmıştır ki; bu açıklamayı Ebû Sinan yapmıştır. Arzu ve isteklerle, lezzetlere dalmakla diye de açıklanmıştır. Bunu da Ebû Numeyr el-Hemdânî rivâyet etmiştir. "Bekleyip durdunuz" yani Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın ölmesini, mü’minlerin başına türlü musibetlerin gelmesini beklediniz. Bir başka açıklamaya göre tevbeyi geciktirerek "bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz" tevhid ve peygamberlik hususunda tereddüte kapıldınız, "kuruntular da" batıl şeyler de "sizi aldattı." Uzun emel denildiği gibi, maksat onların mü’minlerin zayıf düşmeleri ve başlarına musibetlerin gelip çatmasını istemeleridir, diye de açıklanmıştır. Katade dedi ki: Buradaki "kuruntulardan kasıt, şeytanın aldatmalarıdır. Dünya olduğu da söylenmiştir ki, bu açıklamayı Abdullah b. Abbas yapmıştır. Ebû Sinan dedi ki: Bu onların: Bizim günahlarımız bağışlanacaktır, demeleridir. Bilal b. Sa'd dedi ki: Senin yaptığın iyilikleri hatırlayıp kötülüklerini unutman, bir kuruntu ve aldanıştır. "Allah'ın emri" yani ölüm "gelinceye kadar" (bu durumunuz devam edip gitti). Allah'ın emrinden kastın peygamberine yardım etmesi, onu zafere kavuşturması olduğu söylendiği gibi, Katade onların cehennem ateşine atılmasıdır, demiştir. "O çok aldatıcı" İkrime'nin açıklamasına göre şeytan" da sizi Allah ile aldatıp durdu." Buradaki "çok aldatıcı"nın dünya olduğu da söylenmiştir ki, bu da ed-Dahhak'ın açıklamasıdır. Bazı âlimler de şöyle demişlerdir: Geri kalanlar için maziden ibret alınacak hususlar vardır. Sonraki için birincisinden kötülükten vazgeçmeyi gerektirecek Örnekler vardır. Bahtiyar kişi tamahkârlığa aklanmayan, aldatıcı şeylere meyletmeyen kimsedir. Ölümü hatırlayan kimse temennileri unutur. Emeli uzayıp giden kimse ameli unutur ve ecelden yana gafil olur. "el-Ğarûr: O çok aldatıcı" lâfzının mübalağa kipiyle gelmesi çokluk ifade ettiğinden ötürüdür. Ebû Hayve, Muhammed b. es-Semeyka ve Simâk b. Harb ise "gayn" harfi ütreli olarak: "el-ğurûr" diye okumuşlardır ki, batıl şeyler demek olur, bu da mastardır. İbn Abbâs'tan şöyle dediği zikredilmiştir: Allah'ın Peygamberi bize birtakım çizgiler çizdi. Bunlar arasında bir kenarda da bir çizgi çizdi. Dedi ki: "Bunun ne olduğunu biliyor musunuz? Bu insanoğlu ile onun temennilerinin misalidir. Şu çizgiler emellerdir. O temenni edip dururken ölüm ansızın onu gelip bulur." İbn Mâce, II, 1414. İbn Mes’ûd'dan da şöyle dediği rivâyet edilmiştir; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize dörtgen şeklinde bir çizgi çizdi. Onun ortasına da bir çizgi daha çizip, bu çizgiyi dörtgen çizginin dışına taşırdı. Sağında ve solunda ise küçük bir takım çizgiler çizip şöyle buyurdu: "Bu Âdem oğludur, bu ise onun etrafını çeviren ecelidir. Şu ise ecelini aşıp geçmiş olan emelidir. Bu küçük çizgiler ise ona arız olan (karşısına çıkan) hususlardır. Eğer bu ona isabet etmezse, onu bu ısırır. Bu ona isabet etmezse, onu bu ısırır." Buhâri, V, 2359; Miinziri, Tergib, IV, 122'de belirttiğine göre hadisi ayrıca Tirmizi, Nesâî ve İbn Mâce'de rivâyet etmiştir. |
﴾ 14 ﴿